Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SERHADLÛ: | Hudut boylarını bekleyen, hudutlardaki kalelerde vazife gören askerler. |
| İçerisinde 'SERHADLÛ' geçenler | |
| İçerisinde 'SERHADLÛ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SERHAD : | Hudut başı. İki devlet toprağının birleştiği sınır. |
| SERH : | Kıl taramak. * Halâs etmek, kurtarmak. * Uzun, büyük ağaç. * Güdülen davar ve sığır sürüsü. * Otlak, mera. * İrsal etmek. |
| SER : | f. Baş. Tepe. Uç. Nihayet. Zirve. Gaye. * Baş, başkan, reis. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |