Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SEVAD-ÜL AYN: | Göz bebeği. |
| İçerisinde 'SEVAD-ÜL AYN' geçenler | |
| İçerisinde 'SEVAD-ÜL AYN' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SEVAD-ÜL KALB : | Kalbin ortasında var olduğu farzedilen kara leke. (Bak: Süveyda-ül kalb) |
| SEVAD-I A'ZAM : | Büyük şehir. * Mekke-i Mükerreme. * İnsanların ekseriyeti.(Maişetçe neden bu kadar muktesit yaşıyorsun? diyenlere cevaben: Ben sevad-ı azama tâbi olmak isterim, sevad-ı azam ise; bu kadar tedarik edebilir. Ben ekalliyet-i müsrifeye tâbi olmak istemem, demişlerdir.) (Tarihçe-i Hayat) |
| SEVAD : | Karaltı. Uzakta karaltı halinde görülen kalabalık. * Ekseri insanlar. * Şehir. Kasaba. Karye. Köy. * Karartı. Yazı karalama. |
| SEVA : | Beraber olma. Beraberlik. Denk, müsavi. |
| SEV' : | Akmak. |
| SEYF-İ BETTÂR : | Çok keskin kılıç. |