Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SILE: Bir şâire, yazdığı medhiye karşılığı olarak verilen para.
İçerisinde 'SILE' geçenler
ASİLE: (C.: Asâil) Bir şeyin tamamı, bütünü. * Öğleden sonranın son kısmı, akşam üzeri. * Ölüm, mevt.
BASİLE: Bir nevi soğan. Bir soğan çeşidi.
BESİLE: Kap içinde kalmış içki artığı.
EMSİLE: (Misâl. C.) Misaller. Örnekler. * Arapçada fiil tasrifini gösteren kitap.
FASÎLE: (C.: Fesâil) Anababa, ebeveyn, âile. * Familya, bir cinsten olan bitkilerin hepsi.
FUSSİLET: (Fasıl. dan) Ayırd edilmiş, izâh ve tafsil edilmiş.
FUSSİLET SURESİ: Kur'an-ı Kerim'in 41. suresidir. Mekkî'dir. Secde, Sure-i Akvat ve Mesabih Suresi de denir.
HASÎLE: İyeği arasında olan et.
HASÎLE: (C.: Hasâyil) Bakiyye, artan, geri kalan.
İLEL-İ MÜTESELSİLE: Zincir gibi birbirine bağlı olup devam eden sebepler, illetler.
MASİLE: Üzerinde mum veya fitil yakılan çıra ve şamdan.
MUSİLE: Müderrislikte ikinci yüksek derece.
MÜTESELSİLEN: Sıra ile, zincirleme olarak, birbiri peşi sıra.
MÜTEVESSİLEN: Tevessül ederek, başvurarak.
Nİ'ME-L VESİLE: Ne güzel sebeb, ne âlâ vesile.
SİLSİLE: Birbirine bağlanan, bir sıra meydana getiren şey. Zincir. Zincir gibi birbirine ekli ve bitişik olan. * Soy, sop. * Sıradağ. * Seri. Dizi. * Ard arda gelen şeylerin meydana getirdiği sıra.
SİLSİLE-İ CİBAL: Dağ silsilesi. Sıra dağlar.
SİLSİLE-NAME: f. Meşhur ve mühim kimselerin soyunu, silsilesini gösteren cetvel.
TAFSİLEN: Uzun uzadıya, tafsilâtlı olarak.
VASÎLE: Geniş yer. * Ucuzluk. * İmaret.
VESİLE: (Vâsile) Bahane, sebeb. * Fırsat. * Elverişli durum. * Vasıta. Yol. * Pâye, rütbe. * Baba. * Kurbiyet. * Kendisi ile başkasına yaklaşılan şey. * Cennet'te bir menzil adı. (El-Vesiletü menziletün fi-l Cenneti hadis-i şerifi bunu te'yid ediyor.)
VESİLE-İ CEMİLE: Güzel sebep. Güzel fırsat.
VESİLE-İ SA'Y: Çalışma vesilesi.
VESİLECU: f. Sebep ve bahane arayan.
VESİLEDÂR: f. Vesileli.
VESİLEHÂH: f. Vesile isteyen.
VESİLET-ÜN NECAT: Kurtuluş vesilesi, kurtuluş sebebi.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SİL' : (c.: Eslâ) Dağ yarığı.
Sİ : f. Otuz.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...