| Kelime | Anlam |
|---|
| SILE: | Bir şâire, yazdığı medhiye karşılığı olarak verilen para. |
| İçerisinde 'SILE' geçenler |
|---|
| ASİLE: | (C.: Asâil) Bir şeyin tamamı, bütünü. * Öğleden sonranın son kısmı, akşam üzeri. * Ölüm, mevt. |
| BASİLE: | Bir nevi soğan. Bir soğan çeşidi. |
| BESİLE: | Kap içinde kalmış içki artığı. |
| EMSİLE: | (Misâl. C.) Misaller. Örnekler. * Arapçada fiil tasrifini gösteren kitap. |
| FASÎLE: | (C.: Fesâil) Anababa, ebeveyn, âile. * Familya, bir cinsten olan bitkilerin hepsi. |
| FUSSİLET: | (Fasıl. dan) Ayırd edilmiş, izâh ve tafsil edilmiş. |
| FUSSİLET SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 41. suresidir. Mekkî'dir. Secde, Sure-i Akvat ve Mesabih Suresi de denir. |
| HASÎLE: | İyeği arasında olan et. |
| HASÎLE: | (C.: Hasâyil) Bakiyye, artan, geri kalan. |
| İLEL-İ MÜTESELSİLE: | Zincir gibi birbirine bağlı olup devam eden sebepler, illetler. |
| MASİLE: | Üzerinde mum veya fitil yakılan çıra ve şamdan. |
| MUSİLE: | Müderrislikte ikinci yüksek derece. |
| MÜTESELSİLEN: | Sıra ile, zincirleme olarak, birbiri peşi sıra. |
| MÜTEVESSİLEN: | Tevessül ederek, başvurarak. |
| Nİ'ME-L VESİLE: | Ne güzel sebeb, ne âlâ vesile. |
| SİLSİLE: | Birbirine bağlanan, bir sıra meydana getiren şey. Zincir. Zincir gibi birbirine ekli ve bitişik olan. * Soy, sop. * Sıradağ. * Seri. Dizi. * Ard arda gelen şeylerin meydana getirdiği sıra. |
| SİLSİLE-İ CİBAL: | Dağ silsilesi. Sıra dağlar. |
| SİLSİLE-NAME: | f. Meşhur ve mühim kimselerin soyunu, silsilesini gösteren cetvel. |
| TAFSİLEN: | Uzun uzadıya, tafsilâtlı olarak. |
| VASÎLE: | Geniş yer. * Ucuzluk. * İmaret. |
| VESİLE: | (Vâsile) Bahane, sebeb. * Fırsat. * Elverişli durum. * Vasıta. Yol. * Pâye, rütbe. * Baba. * Kurbiyet. * Kendisi ile başkasına yaklaşılan şey. * Cennet'te bir menzil adı. (El-Vesiletü menziletün fi-l Cenneti hadis-i şerifi bunu te'yid ediyor.) |
| VESİLE-İ CEMİLE: | Güzel sebep. Güzel fırsat. |
| VESİLE-İ SA'Y: | Çalışma vesilesi. |
| VESİLECU: | f. Sebep ve bahane arayan. |
| VESİLEDÂR: | f. Vesileli. |
| VESİLEHÂH: | f. Vesile isteyen. |
| VESİLET-ÜN NECAT: | Kurtuluş vesilesi, kurtuluş sebebi. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| SİL' : | (c.: Eslâ) Dağ yarığı. |
| Sİ : | f. Otuz. |