Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SUBH: Sabah vakti. Sabah. Tan vakti. Şafak zamanı.
SUBH-U KIYAMET: Kıyametten sonraki sabah. Kıyamet sabahı.
SUBHA: Nur ve azamet.
Sabahla öğle arası, kuşluk vakti. (Bak: Sübha)
SUBHA: Sabah uykusu.
SUBHDEM: f. Sabah vakti.
SUBHGÂH: f. Sabah vakti. Tan yeri.
İçerisinde 'SUBH' geçenler
BÂD-I SUBH: Sabah rüzgârı.
DEŞNE-İ SUBH: Tan yeri. (Bu tabir, tan yerinin ilkönce hançer şeklinde göründüğünden kinaye olarak denmiştir.)
DEŞNE-İ SUBH: Tan yeri. (Bu tabir, tan yerinin ilkönce hançer şeklinde göründüğünden kinaye olarak denmiştir.)
MÜRG-İ SUBH: Bülbül.
NESİM-İ SUBH: Sabah rüzgârı.
NESİM-İ SUBH-DEM: Sabah vakti esen rüzgâr, sabah rüzgârı.
SUBH-U KIYAMET: Kıyametten sonraki sabah. Kıyamet sabahı.
SUBHA: Nur ve azamet. * Sabahla öğle arası, kuşluk vakti. (Bak: Sübha)
SUBHA: Sabah uykusu.
SUBHDEM: f. Sabah vakti.
SUBHGÂH: f. Sabah vakti. Tan yeri.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SUBH-U KIYAMET : Kıyametten sonraki sabah. Kıyamet sabahı.
SUB' : Yedide bir.
SURET-ÜL İNFİTAR : Kur'an-ı Kerim'de seksenikinci Sure olup Mekkidir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...