Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SURET-ÜL İNFİTAR: | Kur'an-ı Kerim'de seksenikinci Sure olup Mekkidir. |
| SURE: | Kur'an-ı Kerim'in 114 bölümünden her biri. Derece. Duracak yer. Menzilet. Şeref ve şan. Güzel inşa edilmiş bina. Sur. Refi'. Alâmet, nişan. |
| SURED: | (C.: Surdân) Göçgen adı verilen küçük kuş. Davar arkasında yanırdan olan beyazlık. |
| SURENCAN: | Şekil ve kabuğu kestaneye benzeyen bir ot kökü. |
| SURET: | (C.: Sur - Suver) Biçim, görünüş. Kılık. Tarz. Yol. Gidiş. Hal. Tasvir. Dıştan görünen şekil. Çare. |
| SURET-İ SUUD: | Yükselme tarzı. |
| SURET-İ TESVİYE: | Hal çaresi. |
| SURET-İ ZAİFE-İ VÂHİYE: | Hakikatsız, saçma sapan zayıf suret ve vesvese. |
| SURETÂ: | Görünüşte. Zâhiren. |
| SURETBEND: | f. Tasvir yapan. Resimci. |
| SURETEN: | Suret itibariyle, suret olarak, görünüşte. Sanki. |
| SURETGER: | f. Suret yapan, resim çizen, ressam. |
| SURETPEREST: | f. Görünüşe, surete çok kıymet veren. Esasa kıymet vermeyen. Resimleri çok seven ve meftun olan. (Bak: Sanem-perest) |
| SURET-PERESTLİK: | Bir şeyin dış görünüşüne ve tertibine önem verip, ruhuna ve mânasına kıymet vermemek. Resimlere meftuniyet. (Bak: Sanem-perest)(Sanem-perestliği şiddetle Kur'an men'ettiği gibi, sanem-perestliğin bir nevi taklidi olan suretperestliği de men'eder. Medeniyyet ise, suretleri kendi mahasininden sayıp Kur'ana muâraza etmek istemiş. Halbuki: Gölgeli gölgesiz suretler, ya bir zulm-ü mütehaccir veya bir riya-yı mütecessid veya bir heves-i mütecessimdir ki, beşeri zulme ve riyaya ve hevâya, hevesi kamçılayıp teşvik eder... S.) |
| SURETPEZİR: | f. Meydana çıkan, hâsıl olan, şekillenen. |
| SURETYÂB: | f. şekil bulan, suretlenen, meydana gelen. |
| SURET-ÜL ASR: | Kur'an-ı Kerim'in yüzüçüncü suresi. |
| İçerisinde 'SURE' geçenler | |
| ABESE SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de sekseninci surenin ismi olup, Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur. Saliha Suresi, Sefere Suresi de denilir. |
| ÂDİYAT SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 100. suresinin ismi olup, Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. |
| AHKAF SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de kırkaltıncı sure olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. |
| AHZAB SURESİ: | Kur'ân-ı Kerimde otuzüçüncü surenin adı olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. |
| ÂL-İ İMRAN SURESİ: | Kur'an-ı Kerimin üçüncü suresinin ismi olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. Bu sureye Eman, Kenz, Ma'niyye, Mücadele, İstiğfar Suresi ve Tayyibe de denilir. |
| A'LÂ SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in seksenyedinci suresi olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. |
| ALAK SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in doksanaltıncı suresinin adıdır. İkra' Suresi de denilir. Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. |
| ANKEBUT SURESİ: | Kur'an-ı Kerimin yirmidokuzuncu suresidir. Mekkidir. (Allahtan başkasına güvenenlerin, dünyayı avlamak için kurdukları teşkilâtını bir örümcek ağına benzeten, örümcek meseli zikrolunan bir suredir.) |
| A'RAF SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 7. suresidir. Mekke-i Mükerremede nâzil olmuştur. Suret-ül Mikat, Suret-ül Misak, Elif lâm mim sâd gibi isimleri de vardır. |
| BAKARA SÛRESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 2. Sûresi olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. (Bu sûre, Mûsâ Aleyhisselâm'ın risâleti ile o milletin seciyelerine girmiş olan bakarperestlik mefküresini kesip öldürdüğünü, bir bakarın zebhi ile anlatır ve şu cüz'i hadise ile beşerin dünyevî menfaatlarına en çok vesile olan şeylere perestiş etmesi gibi, gaflet ve dalâletin köklerini kesecek bir külli düsturu, her vakit hem herkese gayet lüzumlu bir ders-i hikmet olarak ulvi bir icaz ile beyan eder. Asrımızda hâlâ ineğe tapanların mevcudiyyeti ve bu sureye El-Bakara isminin verilmesi ne kadar mânidâr olduğunu akıl sahiplerine bildirir, ihtar eder...) |
| BELED SÛRESİ: | (El-beled) Kur'an-ı Kerim'de 90. sure olup Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur. |
| BEYYİNE SÛRESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 98. suresi olup "Kayyime, Münfekkin, Beriyye, Lemyekün" Sûresi gibi isimlerle de söylenir. |
| BÜRUC SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 85. suresi olup Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur. |
| CÂSİYE SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 45. sûresi olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. Şeriat, Dehir Suresi de denir. |
| CELB-İ SURET: | Uzakta olan bir şeyin sûretini resmini yanına getirmek.(... Hz. Süleyman (A.S.) taht-ı Belkıs'ı yanına celbetmek için vezirlerinden bir âlim-i ilm-i celb dedi: "Gözünü açıp kapayıncaya kadar sizin yanınızda o tahtı hazır ederim." olan hâdise-i hârikaya delalet eden şu âyet: $İlâahir işaret ediyor ki: Uzak mesafelerden eşyayı aynen veya sûreten ihzar etmek mümkündür. Hem vakidir ki: Risaletiyle beraber saltanatla müşerref olan Hz. Süleyman (A.S.) hem masumiyetine, hem de adaletine medar olmak için pek geniş olan aktar-ı memleketine bizzat zahmetsiz muttali olmak için ve raiyyetinin ahvâlini görmek ve dertlerini işitmek, bir mu'cize suretinde Cenab-ı Hak ihsan etmiştir. Demek, Cenab-ı Hakk'a itimad edip, Süleyman'ın (A.S.) lisan-ı ismetiyle istediği gibi o da lisan-ı istidadıyla Cenab-ı Hak'dan istese ve kavanin-i adetine ve inayetine tevfik-i hareket etse, ona dünya bir şehir hükmüne geçebilir. Demek, taht-ı Belkıs Yemende iken, Şamda aynıyla veyahut suretiyle hazır olmuştur, görülmüştür. Elbette taht etrafındaki adamların suretleriyle beraber sesleri de işitilmiştir. İşte, uzak mesafede celb-i surete ve savta haşmetli bir sûrette işaret ediyor ve mânen diyor: Ey ehl-i Saltanat! Adalet-i tâmme yapmak isterseniz Süleymanvâri, ruy-i zemini etrafıyla görmeye ve anlamaya çalışınız. Çünki; Bir hakim-i adalet-pişe, bir padişah-ı raiyetperver, aktar-ı memleketine her istediği vakit muttali olmak derecesine çıkmakla mes'uliyet-i mâneviyeden kurtulur veya tam adalet yapabilir. Cenab-ı Hak, şu ayetin lisan-ı remziyle mânen diyor ki: Ey beni-adem! Bir abdime geniş bir mülk ve o geniş mülkünde adalet-i tâmme yapmak için, ahvâl ve vukuat-ı zemine bizzat ıttıla veriyorum. Ve madem herbir insana, fıtraten zemine bir halife olmak kabiliyetini vermişim. Elbette o kabiliyete göre ruy-i zemini görecek ve bakacak, anlayacak istidadını dahi vermesini, hikmetim iktiza ettiğinden vermişim. Şahsen o noktaya yetişmezse de, nev'en yetişebilir. Maddeten erişemezse de, ehl-i velâyet misillû manen erişebilir. Öyle ise, şu azim nimetten istifade edebilirsiniz. Haydi göreyim sizi, vazife-i ubudiyetinizi unutmamak şartıyla öyle çalışınız ki: Ruy-i zemini, her tarafı, herbirinize görülen ve her köşesindeki sesleri size işittiren bir bahçeye çeviriniz. S.) |
| CİNN SÛRESİ: | Kur'ân-ı Kerim'in 72. sûresi olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. |
| CUM'A SÛRESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 62. ve Medine-i Münevvere'de nâzil olan sûresi. |
| DEHR SURESİ: | Kur'ân-ı Kerim'in 76. suresi olup Sure-i İnsan, Ebrar, Emşac, Hel Etâ Suresi de denir. |
| ED'İYE-İ ME'SURE: | Peygamberimiz (A.S.M.) ile, sahabelerden naklolunan te'sirli ve makbul duâlar. |
| ENBİYA SURESİ: | Kur'ân-ı Kerim'in 21.suresi olup Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur. |
| ENFAL SURESİ: | Kur'ân-ı Kerim'in 8. suresidir. |
| FÂTIR SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 35. suresi. Melâike Suresi de denir. Mekkîdir. |
| FECR SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 89. suresi. |
| FELAK SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de 113. suredir. Nâs Suresiyle beraber ikisine Muavvezeyn; İhlâs suresi ile beraber olursa üçüne Muavvezât adı verilir. (Bak: Muavvezetan) |
| FETİH SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 48. suresi. |
| FİL SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de 105. sure olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. |
| FUSSİLET SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 41. suresidir. Mekkî'dir. Secde, Sure-i Akvat ve Mesabih Suresi de denir. |
| GAŞİYE SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de 88. suredir. Mekkîdir. |
| HACC SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 22. suresidir. |
| HADİD SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 57. suresi. |
| HÂKKA SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 69. suresi olup Mekkîdir. |
| HAŞR SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 59. suresi olup Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. |
| HİCR SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 15. suresidir. |
| HUCURAT SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de 49. suredir. Medine-i Münevvere'de nâzil olmuştur. |
| HUD SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de 11. sure olup Mekke-i Mükerreme'de nâzil olmuştur. |
| HUSURE: | Yoğunluk, kalınlık. Sütün yoğurt olması. |
| HÜMEZE SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 104. suresi olup Mekkîdir. |
| İHLAS SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de şirkin ve küfrün envâını reddedip, tevhidi ilân eden $ diye başlayan 112. Sure.Bu sureye: Esas, Tevhid, Tefrid, Tecrid, Necat, Velâyet, Marifet, Samed, Muavvize, Mazhar, Berâe, Nur, İman suresi de denilmektedir. Maâni, Müzekkire gibi isimleri de vardır. (E.T.) |
| SURET-ÜL İNFİTAR: | Kur'an-ı Kerim'de seksenikinci Sure olup Mekkidir. |
| İNSAN SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 76. Suresi olup "Dehr, Ebrar, Emşac, Hel-etâ Suresi" de denir. |
| İNŞİKAK SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 84. Suresi olup İnşakkat suresi de denir. Mekkî'dir. |
| İNŞİRAH SURESİ: | Kur'an-ı Kerimin 94. Suresidir. |
| İSRÂ SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de 17. Suredir. Mekkidir. |
| İ'TİBAR-I SURET: | Surete itibar etme, görünüşe değer verme. |
| KADR SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de 97. sure olup İnna Enzelna diye de söylenir. |
| KAF SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 50. suresidir. Bâsikat ismi de verilir. Mekkîdir. |
| KÂFİRÛN SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'de 109. sure olup El-Kâfirûn da denilir. |
| KALEM SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 68. suresinin ismidir. Mekkîdir. |
| KAMER SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 54. Suresinin ismi olup İktarabet Suresi de denir. Mekkîdir. |
| KARİA SURESİ: | Kur'an-ı Kerim' in 101. Suresidir ve Mekkîdir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SURET-ÜL İNFİTAR : | Kur'an-ı Kerim'de seksenikinci Sure olup Mekkidir. |