Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
SUT: (C.: Suvâ-Esvâ) Yolda ve sahrada işaret için dikilen taş.
SUTU': Yükselme, yukarı çıkma.
Belli olma. (Toz, koku v.b) yayılma.
SUTUR: (Satır. C.) Satırlar, yazı dizileri.
SUTUR-U HÂDİSAT: Hâdiselerin satırları. Mânidar hâdiseler.
SUTUR-U KÂİNAT: Âlemdeki mânalar, kâinat satırları.
SUTUR-ÜL GAYB: Bizce bilinmeyen işler ve hâdiseler, mânalar.
İçerisinde 'SUT' geçenler
ÂLEM-İ NÂSUT: İnsanlar âlemi ve dünya hayatı. Mahlukiyet. Âlem-i Lâhut'un zıddı.
BU'SUT: Derenin ortası.
BÜRSUTE: Tehlikeli yer.
BÜSUT: Cömertlik, civanmertlik. El açıklığı.
BÜSÛTA: Genişlik. * Tekellüfsüzlük.
KUSUT: Haktan sapmakla cevr ve zulmetmek. * Birşeyi kısımlara ayırmak, tefrik etmek.
MEBSUT: Açılmış. Yayılmış. Serilmiş. * Mufassal. Etraflıca beyan olunan. Bast olunmuş. Uzun uzadıya anlatılmış.
MEBSUTEN: Mebsut olarak.
MEBSUTEN MÜTENASİB: Birbirlerine nisbetli olan iki şeyden birinin artmasıyla, diğerinin de aynı nisbetle artması; veya eksilmesiyle diğerinin de eksilmesidir. Doğru orantılı.
MEVSUT: Ortada. Vasat olan.
NASUT: İnsanlık. İnsanlar ve onlarla alâkalı şeyler.
NASUTÎ: Dünya ile ilgili, insanlığa ait, insanlıkla ilgili.
NASUTİYÂN: İnsanlar.
SUTU': Yükselme, yukarı çıkma. * Belli olma. (Toz, koku v.b) yayılma.
SUTUR: (Satır. C.) Satırlar, yazı dizileri.
SUTUR-U HÂDİSAT: Hâdiselerin satırları. Mânidar hâdiseler.
SUTUR-U KÂİNAT: Âlemdeki mânalar, kâinat satırları.
SUTUR-ÜL GAYB: Bizce bilinmeyen işler ve hâdiseler, mânalar.
TAVASSUT: Ara bulma için araya girmek. Aracılık. Vasıtalık. * İyi ile kötü arasında mu'tedil olanını almak.
UNSUT: Kıldan bükülme ip.
VASUT: Gölgelik. * Sütü sağdıkları kabı dolduran deve.
ZAMME-İ MEBSUTA: "O" sesi.
ZAMME-İ MEBSUTA-İ SAKİLE: (O) sesini veren zamme.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
SUTU' : Yükselme, yukarı çıkma. * Belli olma. (Toz, koku v.b) yayılma.
SURET-ÜL İNFİTAR : Kur'an-ı Kerim'de seksenikinci Sure olup Mekkidir.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...