Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| SUZ: | f. (Suhten: Yanmak mastarından) "Yakan, yakıcı, yanmak, tutuşmak" mânâlarına gelerek mürekkeb kelimeler yapar. |
| SUZ: | f. Yanma, tutuşma. Ateş. Sıcaklık. |
| SUZ-İ CİĞER: | Ciğerin yanması. Ciğer yanıklığı. |
| SUZAN: | f. Yakan, yakıcı. Ateşli. |
| SUZEN: | f. İğne. |
| SUZENDE: | f. Yakan. Yakıcı. |
| SUZENGER: | f. İğne yapan, iğneci. |
| SUZER: | (C.: Suzerât) Necis, pis, murdar. |
| SUZÎ: | f. Yanma ile, tutuşma ile ilgili. |
| SUZİŞ: | f. Yakma. Yanma. Dokunma, te'sir etme, etki yapma. Büyük acı. Yürek yanması. |
| SUZİŞ-İ NİHAN: | İçin için yanma. Gizli yanma. |
| SUZ (-): | f. (Suhten: Yanmak mastarından) "Yakan, yakıcı, yanmak, tutuşmak" mânâlarına gelerek mürekkeb kelimeler yapar. |
| İçerisinde 'SUZ' geçenler | |
| AHGER-İ SUZAN: | Yakıcı kor. |
| AKILSUZ: | f. Aklı yandıran, aklı gideren. |
| ÂLEM-SUZ: | f. Cihanı yakan. |
| ARÂM-SÛZ: | f. Huzuru bozan, rahatsızlık veren. |
| CANSUZ: | f. Can yakıcı, yürek tutuşturan. |
| CİĞER-SÛZ: | f. Çok acı. Ciğer yakar derecesindeki teessür. |
| CİHAN-SÛZ: | f. Cihanı yakan, güneş. * Mc: Çok zulmeden. |
| DEST-SUZE: | f. Nişanlı kız. |
| DİL-İ SUZAN: | Yanık, ateşli gönül. |
| DİL-SUZ: | Gönül yakan. |
| HANE-SUZ: | f. Ev yakıcı. * Mc: Gözü dışarda olan, kendi âilesini düşünmeyen kimse. |
| HÂNMÂN-SÛZ: | f. Ocak yakıcı, ev-bark yakan. |
| HAVSALA-SUZ: | f. Takati kaldıran, tahammülü mahveden. |
| HIRED-SUZ: | f. Şaşırtıcı, akıl yakıcı. |
| MUKAVEMET-SUZ: | f. Dayanmayı te'sirsiz hâle koyan. Tahammülsüzlük veren. Mukavemeti kıran. |
| PERTEV-SUZ: | Yakan ışık. Güneşe karşı tutulduğu zaman, ışıkları bir noktaya toplayan ve bu suretle ışığın değdiği yeri yakan mercek. |
| PİH-SUZ: | f. "Yağ yakıcı": Toprak kandil. |
| PÜR-SUZ: | f. Çok yakıcı. Çok yanık. |
| SABIRSÛZ: | f. Sabrı yakan, sabırsızlık veren. |
| SÂMÂNSUZ: | f. Rahat ve huzuru bozan. |
| SİNESUZ: | f. Yürek yakan. |
| SUZ-İ CİĞER: | Ciğerin yanması. Ciğer yanıklığı. |
| SUZAN: | f. Yakan, yakıcı. Ateşli. |
| SUZEN: | f. İğne. |
| SUZENDE: | f. Yakan. Yakıcı. |
| SUZENGER: | f. İğne yapan, iğneci. |
| SUZER: | (C.: Suzerât) Necis, pis, murdar. |
| SUZÎ: | f. Yanma ile, tutuşma ile ilgili. |
| SUZİŞ: | f. Yakma. Yanma. * Dokunma, te'sir etme, etki yapma. * Büyük acı. Yürek yanması. |
| SUZİŞ-İ NİHAN: | İçin için yanma. Gizli yanma. |
| SUZ (-): | f. (Suhten: Yanmak mastarından) "Yakan, yakıcı, yanmak, tutuşmak" mânâlarına gelerek mürekkeb kelimeler yapar. |
| TAHAMMÜLSUZ: | f. Tahammülü yok eden. Sabırsızlık veren. |
| VİCDAN-SUZ: | f. Acı ve keder veren, kalb yakan, vicdânen çok ıztırab verici. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| SUZ-İ CİĞER : | Ciğerin yanması. Ciğer yanıklığı. |
| SURET-ÜL İNFİTAR : | Kur'an-ı Kerim'de seksenikinci Sure olup Mekkidir. |