Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
TÎŞ: şiddet.
Hafiflik.
TÎŞE: f. Muharebede kullanılan başı sivri ve keskin balta, keser.
TİŞRAB: Şarap içmek.
TÎŞ: Şiddet.
Hafiflik.
İçerisinde 'TÎŞ' geçenler
AKROSTİŞ: yun. Edb: Mısraların ilk harfleri yukarıdan aşağıya doğru okununca manalı bir kelime veya has isim çıkacak şekilde düzenlenmiş manzume.
ÂTİŞ: (Atişe) Susuz, susamış.
BATİŞ: (Batş. dan) Sertlikle, şiddetle hareket eden. Güçlü.
FETİŞİZM: Fr. Küçük putlara ve heykellere tapma âdeti. Putçuluk. Kadın resimlerine veya heykellere fazlaca sevgi beslemek hastalığı.
İBTİŞAK: Haysiyet ve nâmusa dokunma. * Yalan söyleme.
İCTİŞA': Yer uygun olmama.
İGTİŞAŞ: Karışıklık. Kargaşalık. Karmakarışık olmak. * Birisinin fena telkinini kabul etmek.
İĞTİŞAŞAT: (İgtişaş. C.) Karışıklıklar, kargaşalıklar, fenâlıklar.
İHTİŞA': Tam olarak dolma. * Yastık veya döşek gibi bir şey edinme.
İHTİŞAD: Toplanmak, birikmek, yığılmak.
İHTİŞAM: Debdebe. Şanlı görünüş. * Etbâ dairesi ve takımının kalabalığı.
İHTİŞAR: Büyük kafalı olma, koca başlı olma. * Toplanma, cem' olma.
İHTİŞAŞ: Kuru ot veya saman gibi hayvan yemi biriktirme.
İMTİŞAT: Tarama. Saç veya sakal tarama.
İNTİŞA': Neş'et etme, gelişme, yetişme, neşv ü nemâ bulma.
İNTİŞAB: Odun veya mal biriktirme. * Tutulup kalma.
İNTİŞAK: Burna bir şey çekmek.
İNTİŞAR: Dağılmak. Yayılmak. Üremek. * Tıb: Yorgunluktan damar şişip kabarmak. Umumileşmek.
İNTİŞAR-I ARZANÎ: Hedefin sağ veya sol taraflarına düşen mermilerle, hedef arasında kalan mesafe.
İRTİŞA': Rüşvetçilik. Rüşvet almak.
İRTİŞAF: Emerek ve azar azar içme. * Tıb: Vücudun her hangi bir yerinde toplanan suyun, dışarı atılması.
İRTİŞAH: (Reşha. dan) Sızma, terleme.
İSTİŞ'AR: Bir mes'elenin yazılıp bildirilmesini istemek. * Kullanmak. * Ürkmek.
İSTİŞ'ARAT: (İstiş'ar. C.) Yazı ile bildirilmesini istemeler.
İSTİŞARAT: (İstişare. C.) İstişareler, danışmalar, meşveret etmeler.
İSTİŞARE: Meşveret etmek. Fikir danışmak. Müşâverede bulunmak.
İSTİŞAT(A): (Şatt. dan) Çok kızma, öfkelenme, gazaba gelme. * Coşma, taşma. * (Kuş) hızla uçma.
İSTİŞFA': Birisinin yardımını istemek, şefâat dilemek.
İSTİŞFA: Şifa istemek. Hastalıktan kurtulup iyi olmayı arzulamak.
İSTİŞFAEN: Derdine derman aramak gayesiyle. Şifa istemek suretiyle.
İSTİŞFAF: (Şeffaf. dan) Şeffaf ve saydam olma.
İSTİŞHAD: Birisinin şâhidliğini istemek. Şâhid göstermek. Delil olarak ileri sürmek. * Şehid olmak.
İSTİŞHADAT: (İstişhad. C.) Şâhid göstermeler, delil olarak misâl göstermeler. * Şehid olmalar.
İSTİŞHADEN: Şâhid göstererek, şâhid getirerek.
İSTİŞHAR: Şöhret sahibi olmak. Şöhret kazanmak.
İSTİŞKAL: Zorlaştırma, güçleştirme, müşkülât verme.
İSTİŞMAM: Koklamak. Kokusunu almak. * Hissetmek, sezmek, dolayısı ile anlamak. * Uzaktan haber almak.
İSTİŞRA: Satın alma. Satın almak isteme.
İSTİŞRAB: İmâ ederek ve kapalı olarak anlatmak isteme. * İçmek isteme.
İSTİŞRAF: Ellerini güneş ışığına siper etme.
İ'TİŞA': Akşam vakti yola çıkma.
MÜFETTİŞ: Teftiş eden, tetkik ve tahkik ile kusur ve iyilikleri görüp anlayan ve lüzumlu merci'lere bildiren. * Araştıran.
NATİŞ: Kuvvet ve hareket.
PERESTİŞ: f. Pek çok sevmek. Bendelik etmek. İbâdet etmek.
PERESTİŞKÂR: İbâdet edercesine seven, çok ileri sevgi ve hürmet besleyen.
TA'TİŞ: Susatma, susatılma.
TAVTİŞ: Karşılıklı olarak reddetmek.
TEFTİŞ: Kontrol etmek. İşlerin alâkalı vazifeliler tarafından ele alınıp iyi ve tamam yapılmasına çalışmak. * Sormak. * Ayırmak.
TEFTİŞÂT: (Teftiş. C.) Teftişler.
TÎŞE: f. Muharebede kullanılan başı sivri ve keskin balta, keser.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
TÎŞE : f. Muharebede kullanılan başı sivri ve keskin balta, keser.
TÎ' : Kırk baş koyun.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...