Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
TÎG: f. Kılıç, seyf.
TÎG-İ BÜRRAN: Keskin kılıç.
TÎG-İ GUŞTİN: Etten kılıç.
Mc: Dil.
TÎGBEND: f. Kılıç kuşanan, kılıç bağlayan.
TÎGDÂR: f. Kılıç taşıyan, kılıçlı.
TÎGZEBAN: f. Dili kılıç gibi olan. Tesirli söz söyleyen.
TÎGZEN: f. Güzel kılıç kullanan.
İçerisinde 'TÎG' geçenler
HASR-I İŞTİGAL: Bütün çalışmaları bir şeye hasretme.
İBTİGA: Maksad, gaye. Taleb, arzu, istek.
İBTİGA-İ TE'VİL: Te'vil maksadıyla. Te'vil ederek izahta bulunma.
İRTİGAB: (Rağbet. den) Heveslendirme, isteklendirme, rağbet ettirme.
İSTİGASE: Medet isteyiş. Yardım istemek.
İSTİGBAR: (Gubar. dan) Tozlaşma.
İSTİGLAB: Kemâle erme, olgunlaşma, gelişme.
İSTİGLAK: Sözde durma. Kesin olarak pazarlık etme.
İSTİGLAL: (Galle. den) Kirası veya mahsulü borca mukabil verilmek üzere bir mülkün rehine verilmesi.
İSTİGLAZ: Bir şeyi galiz saymak, galiz bilmek. * Satın almaktan vazgeçmek.
İSTİGMAM: Sarmak, sarılmak.
İSTİGNA: Cenab-ı Hak'tan başka kimsenin minneti altına girmemek. * Gönül tokluğu. Elindekini kâfi bulmak. Zenginlik istememek. Muhtaç olmayıp zengin olmak. * Nazlanmak. * Azamet ve tekebbür etmek.
İSTİGNAM: Ganimet araştırmak, ganimet isteklisi olmak.
İSTİGRAB: Şaşırmak, garib bulmak, taaccüb etmek, tahayyür.
İSTİGRAK: Gark olmak, dalmak. * Dalgınlık. * Ist: Seraba kapılmak. Manevî bir hal ile hayret ve taaccübden bayılmak derecesine gelmek. * Tas: Dalgınlıkla, zihni bütün bütün meşgul olmak. Aşk-ı İlâhî ile dünyayı unutup kendinden geçmek. * Gr: "El" harf-i ta'rifinin, isimleri umumi hale koyması. * Edb: Fazla mübalâğa. (Bak: Lâm-ı istiğrak)
İSTİGRAKKÂR: f. Kendinden geçen, dalgın, müstağrak. Dalgın halde olan.
İSTİGŞA': Bürünme, örtünme.
İSTİGŞAŞ: Nasihat edip öğüt veren ve doğru söyleyen kimseyi düşman sanmak.
İSTİGZAB: Öfkelendirme, kızdırma, gazaba getirme, hiddet ettirme.
İŞTİGAL: Bir iş işlemek. Uğraşmak. Çalışmak. Meşgul olmak.
İŞTİGALAT: (İştigal. C.) Meşguliyetler, çalışmalar, uğraşmalar.
KABZA-İ TÎG: Kılıncın kabzası, sapı.
KEŞTÎGÂH: f. Liman. Gemilerin barındığı yer.
KEŞTÎGER: f. Gemi yapan veya tamir eden kimse.
KÜŞTÎGİR: f. Pehlivan, güreşçi.
KÜŞTÎGİRÎ: f. Pehlivanlık.
KEŞTÎGER: f. Gemi yapan veya tamir eden kimse.
KÜŞTÎGİR: f. Pehlivan, güreşçi.
KÜŞTÎGİRÎ: f. Pehlivanlık.
TÎG-İ BÜRRAN: Keskin kılıç.
TÎG-İ GUŞTİN: Etten kılıç. * Mc: Dil.
TÎGBEND: f. Kılıç kuşanan, kılıç bağlayan.
TÎGDÂR: f. Kılıç taşıyan, kılıçlı.
TÎGZEBAN: f. Dili kılıç gibi olan. Tesirli söz söyleyen.
TÎGZEN: f. Güzel kılıç kullanan.
ZAHM-İ TÎG: Kılıç yarası.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
TÎG-İ BÜRRAN : Keskin kılıç.
TÎ' : Kırk baş koyun.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...