| Kelime | Anlam |
|---|
| TİLAL: | (Tell. C.) Kümeler, yığınlar. Tepeler. |
| İçerisinde 'TİLAL' geçenler |
|---|
| İBTİLAL: | Islanmak. |
| İCTİLAL: | Bir şeye bakmak. |
| İFTİLAL: | Bükülme. * (Asker) muharebeden yılma. |
| İGTİLAL: | Hayvanın çok susaması. * Elbiseleri üst üste giyme. * İçme. * İyi sağılmadığı için (koyun) hastalanma. |
| İHTİLAL: | (C.: İhtilalât) Ayaklanma, devlete isyan. Bozukluk, karışıklık. * Şerre çalışmak, düzensizlik. |
| İHTİLAL-İ NİZAM: | Nizamın bozukluğu. |
| İHTİLAL-İ UMÛR: | İşlerin karışıklığı, işlerin bozukluğu. |
| İHTİLALAT: | (İhtilâl. C.) Ayaklanmalar, isyan etmeler, ihtilaller.(Bütün ihtilalât ve fesadın aslı ve mâdeni ve bütün ahlâk-ı rezilenin muharrik ve menbaı tek iki kelimedir. O iki kelimenin imtizacından bomba gibi küre-i arz patladı. Ve izdivacından medeni insanlardan canavarlar doğdu.Birinci kelime : "Ben tok olsam, başkası açlıktan ölse bana ne!."İkinci kelime: "İstirahatım için zahmet çek; sen çalış, ben yiyeyim."Merhametsiz nefis-perest olan birinci kelime-i gaddâredir ki, âlem-i insanı zelzeleye getirip kıyameti kopmak üzeredir. Şu kelimenin ırkını kesecek tek bir devası var ki; o da zekâttır ve zekâtın mükemmili olan sadakadır. Ve onun mütemmimi olan karz-ı hasendir.Haris, hodgâm, zalim olan ikinci kelimedir ki, beşerin terakkiyatını öyle sarsıyor ki, herc ü merc ateşine atmak üzeredir. Şu dahiye-i dehyânın tek bir devası var. O da hürmet-i ribadır ve faizin bütün vesailini hayat-ı içtimaiyeden ref' etmektir... Adalet-i Kur'aniye âlem kapısında durup ribaya: "Yasaktır, girmeğe hakkın yoktur" der. Beşer bu emri dinlemedi, büyük bir sille yedi, daha müthişini yemeden dinlemeli!.. M.) |
| İMTİLAL: | Bir millete karışma. |
| İSTİLAL: | Sıyırıp çıkarma. Sıyrılıp çıkarılma. |
| İSTİLAL-İ SEYF: | Kılıcı kınından sıyırıp çıkarma. |
| İ'TİLAL: | (İllet. den) Hasta olma. * Hastalanma. * Bahane etme. * Her şeyden vazgeçip tek bir şeyle meşgul olma. |
| IHTİLAL: | (İhtilal) Halel vermek, zarar vermek. * Muhtaç olmak. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| TİLAD : | Köle, hayvan, mülk, mal gibi şeyler. * Kendi yanında eskiden beri mevcud olan ve yeni olmuş olan şey. |
| TİL' : | Etrafına çok iltifat eden kişi. Etrafdakilerle şakalaşan kimse. |
| TÎ' : | Kırk baş koyun. |