| Kelime | Anlam |
|---|
| TABİÎ: | Tabiat icabı olan. Tabiatla alâkalı. Normal. Kendiliğinden.(...İşte meşiet-i İlâhiyye ile vücuda gelen işlerde "inşâallah inşâallah" yerine "Tabiî tabiî" demek ne kadar hata ve muhalif-i hakikat olduğunu kıyas et... M.) |
| TABİÎ: | Hazret-i Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm'ı sağ iken görmüş olan mü'minlerle yani Ashabla görüşmüş ve onlardan ders almış olan sâlih müslümanlar. (Bak: Ashab) |
| TABİİYYET: | Tabi'lik. Tâbi olma. Bir kimseye mensub bulunma. Bir devletin teb'asından olma. |
| TABİİYYUN: | Tabiatçılar. Naturalistler. "Her şeyi tabiat yapıyor" diyen, maddeye dalmış, Allah'tan (C.C.) mânen uzaklaşmış kişiler. |
| İçerisinde 'TABİÎ' geçenler |
|---|
| DEF-İ TABİÎ: | Bünyede ve içte olan şeyi, fıtrî ve normal şekilde dışarı atmak.DEF' : (Defâ'-Defâe) Sıcaklık. |
| ESBAB-I TABÎİYE: | Tabiattaki sebepler. (Bak: Delil-i İnâyet) |
| HİKMET-İ TABİİYE: | Fizik bilgisi. |
| HUKUK-U TABİİYYE: | İnsanın fıtratında bilkuvve mevcut olup, hak ile bâtılı, iyi ve fenayı bildiren ve insanların toplu bir şeklide yaşamalarını mümkün kılan hükümler. |
| MÜTABİÎN: | (Mütabi'. C.) Tâbi olanlar, uyanlar, iktidâ edenler. |
| NÜMÜVV-Ü TABİÎ: | Normal şartlar altında büyüyüp gelişme. |
| SEVK-İ TABİÎ: | Hayvan veya insanların düşünmeksizin Cenab-ı Hakk'ın sevki ile olan hikmete uygun hareketi. Sevk-i kaderî, ilham veya sevk-i İlâhî demek daha doğrudur. |
| TABİİYYET: | Tabi'lik. Tâbi olma. Bir kimseye mensub bulunma. Bir devletin teb'asından olma. |
| TABİİYYUN: | Tabiatçılar. Naturalistler. "Her şeyi tabiat yapıyor" diyen, maddeye dalmış, Allah'tan (C.C.) mânen uzaklaşmış kişiler. |
| TEBE-İ TABİÎN: | Tabiînden olan birisinden (yâni ikinci derecede olarak) hadis nakletmiş olan. Veya Tabiîn olanlardan ders almış, onlara uymuş müslümanlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| TABİİYYET : | Tabi'lik. Tâbi olma. Bir kimseye mensub bulunma. Bir devletin teb'asından olma. |
| TABİ' : | Birinin arkası sıra giden, ona uyan. Boyun eğen. İtaat eden. * Gr: Kendinden evvelki kelimeye göre hareke alan. * Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'ı görmüş olanları, ashabını görüp, onlardan hadis dinlemiş olan. |
| TAB : | f. Parıltı. Parlayıcı. * Güç. Kuvvet. Takat. * Hararet. |
| TA : | Kur'anın alfabesinde üçüncü harfin adıdır. Ebcedî değeri 400'dür. |