Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TABİİYYET: | Tabi'lik. Tâbi olma. Bir kimseye mensub bulunma. Bir devletin teb'asından olma. |
| İçerisinde 'TABİİYYET' geçenler | |
| İçerisinde 'TABİİYYET' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TABİİYYUN : | Tabiatçılar. Naturalistler. "Her şeyi tabiat yapıyor" diyen, maddeye dalmış, Allah'tan (C.C.) mânen uzaklaşmış kişiler. |
| TABİÎ : | Tabiat icabı olan. Tabiatla alâkalı. Normal. Kendiliğinden.(...İşte meşiet-i İlâhiyye ile vücuda gelen işlerde "inşâallah inşâallah" yerine "Tabiî tabiî" demek ne kadar hata ve muhalif-i hakikat olduğunu kıyas et... M.) |
| TABİ' : | Birinin arkası sıra giden, ona uyan. Boyun eğen. İtaat eden. * Gr: Kendinden evvelki kelimeye göre hareke alan. * Peygamberimiz Aleyhissalâtü Vesselâm'ı görmüş olanları, ashabını görüp, onlardan hadis dinlemiş olan. |
| TAB : | f. Parıltı. Parlayıcı. * Güç. Kuvvet. Takat. * Hararet. |
| TA : | Kur'anın alfabesinde üçüncü harfin adıdır. Ebcedî değeri 400'dür. |