Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
TABE: f. Tava.
TABE-İ ZER: Altun tava.
Mc: Güneş.
TABE: Hurma.
Hamr.
TABE: (Tayyib. den) " İyi ve temiz olsun" mânasınadır.
TABEL: (Tâbil) (C.: Tevâbil) Yemeklere konulan baharat.
TABEN: (Tabâne-Tabâniye) Akıllılık.
TABENDE: f. Işık veren, parlayan.
TABERÎ: (Ebu Cafer Muhammed bin Cerir İbn-i Yezid) (Hi: 224 - 310) İslâm tarihçisi ve müfessiri olup Taberistan'da doğmuş, 7 yaşında Kur'anı hıfz edip bütün ömrünü ilme vakf etmiştir. Babasının adına izafetle Ceririye adlı bir fıkıh mektebi kurmuştur. İbn-i Cerir-et Taberî adı meşhurdur. Kur'an-ı Kerimin bütün kat'i sarih mânâlarını müteselsilen, an'aneli senetle menba-ı Risalete îsal ederek tefsirini yazmıştır.
TABERZED: Bir cins şeker.
TABESEHER: Sabaha kadar.
İçerisinde 'TABE' geçenler
AFTABE: f. İbrik. Su kabı.
ATABEY: (Atabek) Selçuklular devrinde şehzadelere mürebbilik eden şahıs, lala.
CERİR-İ TABERÎ: (Bak: Taberî)
EDEVAT-I KİTABET: Yazı vasıtaları.
FENN-İ KİTABET: Çeşitli yazı usûl ve şekillerini öğreten ilim.
HEZARTABE: f. Güneş, şems.
HIŞT-TABE: f. Tuğla ocağı.
HITABET: Hatiplik etmek.
HİTABEN: Birinin yüzüne söyleyerek, ona hitab ederek. Tevcih-i kelâm eyleyerek. Birine doğru hitab ederek.
HİTABE(T): Cemaate, topluluğa veya birisine karşı söz söylemek. Güzel ve faideli söz konuşmakla halka dinletmek. Güzel söz söyleme san'atı. Hutbe okuma. Nutuk irâdetmek. * Man: Makbul ve zannî mukaddemelerden terekküb eden kıyas.
HİTABET BERATI: Eskiden vazifeli cami hatiblerine, hatibliğe tayin olduklarına dair verilen vesika. (Osmanlı İmparatorluğu zamanında yan zamanda halife olan padişahı temsil eden, cuma ve bayram hutbelerine çıkan bu hatiblere pek fazla ehemmiyet verilirdi. Hitabet beratı olmayan hatibler, cuma ve bayramlarda hutbe okuyamazlardı.)
İBN-İ CERİR-İ TABERÎ: (Bak: Taberî)
İKRAR Bİ-L KİTABE: Bir kimsenin diğer bir kimseye olan borcunu kitabetle yani yazı ile tasdik etmesi. Tabirin mânası yazı ile ikrar'dır.
İMAM-I TABERANÎ: (Süleyman bin Ahmed Taberanî) Hadis âlimidir. Şam'da Taberiyye'de doğmuş ve orada vefat etmiştir. (260-360) Kebir, Evsat ve Sagir hadis kitablarını yazmak için 33 sene Irak, Hicaz, Yemen, Mısır ve başka yerleri dolaşmıştır.
İSTİTABE: Tövbe ettirme. Tövbe teklif etme.
İSTİTABE: Hoş ve iyi bulma.
ITABE: İyi etmek. * Hoş kokulu etmek.
KİTABE: Kabartılarak veya oyularak sert levhalar üzerine yazılan yazı. Levha olarak yazılan manzum olmayan nesir halinde levha yazma ilmi. * Mezartaşı yazısı.
KİTABE-İ SENG-İ MEZAR: Mezar taşı yazısı.
KİTABET: Yazmak. Kâtiblik. Usulüne göre bir şeyi yazmak.
KİTABET-İ FITRİYE: Fıtri olan yazılmış şeyler. * Kâinat sahifelerinin kitab gibi oluşu.
RABITABEND: f. Rabtedici, bağlayıcı.
RATABET: (Ratb. dan) Rutubet, nem, yaş.
TABE-İ ZER: Altun tava. * Mc: Güneş.
TABEL: (Tâbil) (C.: Tevâbil) Yemeklere konulan baharat.
TABEN: (Tabâne-Tabâniye) Akıllılık.
TABENDE: f. Işık veren, parlayan.
TABERÎ: (Ebu Cafer Muhammed bin Cerir İbn-i Yezid) (Hi: 224 - 310) İslâm tarihçisi ve müfessiri olup Taberistan'da doğmuş, 7 yaşında Kur'anı hıfz edip bütün ömrünü ilme vakf etmiştir. Babasının adına izafetle Ceririye adlı bir fıkıh mektebi kurmuştur. İbn-i Cerir-et Taberî adı meşhurdur. Kur'an-ı Kerimin bütün kat'i sarih mânâlarını müteselsilen, an'aneli senetle menba-ı Risalete îsal ederek tefsirini yazmıştır.
TABERZED: Bir cins şeker.
TABESEHER: Sabaha kadar.
TARTABE: Keçiyi sağmak için çağırmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
TABE-İ ZER : Altun tava. * Mc: Güneş.
TAB : f. Parıltı. Parlayıcı. * Güç. Kuvvet. Takat. * Hararet.
TA : Kur'anın alfabesinde üçüncü harfin adıdır. Ebcedî değeri 400'dür.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...