Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
TAHİ: Çekilmiş. Uzatılmış.
Kesret, çokluk.
TAHİN: Darı unu.
Öğütülmüş tahıl.
Şekerle karıştırılarak helvası yapılan öğütülmüş susam.
TAHİNE: (C.: Tavâhin) Öğütücü diş, azı dişi.
TAHİR: Yüksek nefes.
TAHİR(E): Temiz. Pâk. Abdesti bozacak veya guslü icab ettirecek şeylerden birisiyle özürlü olmayan.
Zâhir ve bâtında bütün ayıp ve kirlerden temiz, pâk olduğu için Hz. Peygamberimize de (A.S.) bu isim verilmiştir.
Müzikte: Makam ismi.
TAHİRAT: Pâk ve temiz olanlar.
TAHİYYAT: Selâmlar. Duâlar. Manevî hayat hediyeleri. Tezahürat-ı hayatiye.
Mâlikiyet, beka ve mülk. (Bak: Et-tahiyyatü)
TAHİYYE: Selâmlar, dualar. Hayır duâları.
Mülk, beka ve devamlılık.
Namazın iki ve dört rek'atı sonunda okunan Ettahiyyat duası.
Selâm verme ve hayır dua etme.
Mülk ve mâlikiyet.
TAHİYYET-ÜL MESCİD: Bir mescide veya bir camiye girildiğinde, sevab niyetiyle, oturmadan evvel kılınan namaz.
İçerisinde 'TAHİ' geçenler
ET-TAHİYYATÜ: Bütün mahlukatın hayatları, kal ve hâl dilleri ile Hâlıkları olan Allah'a (C.C.) karşı yaptıkları hamdler, şükürler, mânevi hayat hediyeleri. (Bak: Tahiyye)
EZVAC-I TÂHİRAT: Hz. Peygamber Efendimizin (A.S.M.) ismetli ve iffetli, pâk zevce-i muhteremeleri (R.A.) "Mü'minlerin anneleri" diye bilinen ve Peygamberimize (A.S.M.) âilelik etmek şerefine ermiş mübârek hanımlar.(Zât-ı Risaletin akvâli gibi, ef'al ve ahvâli ve etvâr ve harekâtı dahi menabi-i din ve şeriattır ve ahkâmın mehazleridir. Şıkk-ı zâhirîsine Sahabeler hamele oldukları gibi, hususi dairesindeki mahfî ahvalâtından tezâhür eden esrar-ı din ve ahkâm-ı şeriatın hameleleri ve râvileri de Ezvac-ı Tâhirat'tır ve bilfiil o vazifeyi ifa etmişlerdir. Esrar ve ahkâm-ı dinin hemen yarısı, belki onlardan geliyor. Demek bu azîm vazifeye, bir çok ve meşrebce muhtelif Ezvac-ı Tâhirat lâzımdır. M.)
FETTAHİYYET: Fethedicilik. Her şeye lâyık bir şekil açmak ve suret vermek sıfatı. (Yâni, Fettah isminin tecellisi ile basit bir maddeden ayrı ayrı çeşit çeşit, hadsiz muntazam suretlerin, beraber, her tarafta bir ânda, bir fiil ile açılmasıdır. Ş.)
İNFİTAHİYYET: Kapalılığın açılıp inkişaf etmesi. (Tohumların açılarak nebât hâline gelmesi gibi olan hâl.)
MATAHİR: (Mathare. C.) Mataralar, su kapları. * Gusülhâneler. İçinde yıkanılıp temizlenilecek yerler.
MUTAHİR: Temizleyici.
MUZTAHİD: Arslan. * Kahredici. * Cefâ eden.
MÜNTAHİB: (Nahb. dan) Seçen, intihâb eden. Seçmen.
MÜNTAHİL: Başkasının eserini kendi malı imiş gibi gösteren.
MÜSTAHİK: Hak etmiş, hak kazanmış, lâyık.
MÜSTAHİKKÎN: Hak kazanmış olanlar, haketmiş olanlar.
MÜSTAHİL: İmkânsız, olmayacak şey. Boş.
MÜSTAHİLAT: (Müstahil. C.) İmkânsız şeyler. * Mânâsız, boş ve saçma şeyler.
MÜSTAHİLL: Helâl addedici olan. Helâllaşmayı isteyen.
NUTK-U İFTİTAHÎ: Açış nutku.
SÜLALE-İ TÂHİRE: Temiz sülale olan Hazret-i Muhammed'in (A.S.M.) soyu.
SÜTAHÎ: Oturak yeri büyük olan kişi.
TAHİN: Darı unu. * Öğütülmüş tahıl. * Şekerle karıştırılarak helvası yapılan öğütülmüş susam.
TAHİNE: (C.: Tavâhin) Öğütücü diş, azı dişi.
TAHİR: Yüksek nefes.
TAHİR(E): Temiz. Pâk. Abdesti bozacak veya guslü icab ettirecek şeylerden birisiyle özürlü olmayan. * Zâhir ve bâtında bütün ayıp ve kirlerden temiz, pâk olduğu için Hz. Peygamberimize de (A.S.) bu isim verilmiştir. * Müzikte: Makam ismi.
TAHİRAT: Pâk ve temiz olanlar.
TAHİYYAT: Selâmlar. Duâlar. Manevî hayat hediyeleri. Tezahürat-ı hayatiye. * Mâlikiyet, beka ve mülk. (Bak: Et-tahiyyatü)
TAHİYYE: Selâmlar, dualar. Hayır duâları. * Mülk, beka ve devamlılık. * Namazın iki ve dört rek'atı sonunda okunan Ettahiyyat duası. * Selâm verme ve hayır dua etme. * Mülk ve mâlikiyet.
TAHİYYET-ÜL MESCİD: Bir mescide veya bir camiye girildiğinde, sevab niyetiyle, oturmadan evvel kılınan namaz.
UTAHİYE: Akılsız, ahmak kimse.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
TAHİN : Darı unu. * Öğütülmüş tahıl. * Şekerle karıştırılarak helvası yapılan öğütülmüş susam.
TAH : Hamur.
TA : Kur'anın alfabesinde üçüncü harfin adıdır. Ebcedî değeri 400'dür.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...