Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
TARAT: f. Çapul, yağma, talan.
TARATUN: Fârisî dilince söyleşmek. Farsça konuşmak.
İçerisinde 'TARAT' geçenler
HATARAT: Tehlikeler. Akla gelen fikirler.
İHTARAT: (İhtar. C.) İhtarlar, hatırlatmalar. * Dikkati çekmeler, tenbihler.
KATARAT: (Katre. C.) Katreler, su damlaları.
KATARAT-I BÂRÂN: Yağmur damlaları. Yağmur katreleri.
KATARAT-I SEMİNE: Kıymetli damlalar.
KATARAT-I ŞADÎ: Sevinç damlaları. Sevinçten dolayı akan gözyaşları.
KATARAT-I UYUN: Göz yaşları.
MUHATARAT: (Muhatara. C.) Zararlar, ziyanlar, hasarlar. * Korkular. Tehlikeler.
MUKANTARAT: (Mukantara. C.) Köprüler. Kemer şeklinde olan yapılar.
MUKATTARAT: (Mukattar. C.) Taktir edilmiş, damıtılmış sular.
TARATUN: Fârisî dilince söyleşmek. Farsça konuşmak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
TARATUN : Fârisî dilince söyleşmek. Farsça konuşmak.
TARA : f. Yıldız.
TÂR : f. Karanlık. * Tel. Saç teli. * Tepe. * İplik.
TA : Kur'anın alfabesinde üçüncü harfin adıdır. Ebcedî değeri 400'dür.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...