Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TARR: | Kesmek. Keskinletmek. Yapmak. (Bıyık) gelmek. Çolak olmak. Düşmek. |
| TARRAKA: | Gümbürtü. |
| TARRAR: | Yankesici, hilekâr. |
| TARRİYAN: | Sepet. Büyük tabak. |
| İçerisinde 'TARR' geçenler | |
| GITARRES: | (C: Gatâris) Zâlim, mütekebbir, kibirli kimse. |
| MUTARRA: | Tarâvetli. Tâze. |
| MUTARRAZ: | Zinetlendirilmiş. Süslendirilmiş. Dikiş ve nakışla kıymetlendirilmiş. |
| MUTARRED: | Cemaatı usandıracak derecede okumayı uzatan imâm. |
| MUTARRIZ: | Elbiseye kenar işleyen. * Damga vuran. |
| MUTARRİD: | Bir düziye, devamlı, aynı şekilde olan. |
| MUTARRİDEN: | Bir düziye, bir teviye. |
| MUTATARRİB: | (C.: Mutatarribin) Coşan, şevke gelen, sevinen. |
| MUTATARRİBANE: | f. Coşarak, sevinerek, şevke gelerek. |
| MUTATARRİBÎN: | (Mutatarrib. C.) Şevke gelip sevinenler. Coşup sıçrayanlar. |
| MUTATARRİF: | Bir yana çekilen. |
| MUTATARRİK: | Yol bulan, geçen. |
| MUZTARRÎN: | Çaresizler. Sıkıntı içinde olanlar.(Arkadaş! Bilhassa muztar olanların dualarının büyük bir tesiri vardır. Bazan o gibi duaların hürmetine, en büyük bir şey, en küçük bir şeye musahhar ve muti olur. Evet, kırık bir tahta parçası üzerindeki fakir ve kalbi kırık bir mâsumun duâsı hürmetine, denizin fırtınası, şiddeti, hiddeti inmeğe başlar. Demek duâlara cevap veren Zât, bütün mahlukata hakimdir. Öyle ise, bütün mahlukata dahi Hâliktir. ... M.N.) |
| TARRAKA: | Gümbürtü. |
| TARRAR: | Yankesici, hilekâr. |
| TARRİYAN: | Sepet. * Büyük tabak. |
| TATARRUB: | şevke gelme, coşma, neşelenme, keyiflenme. |
| TATARRUF: | (Taraf. dan) Bir yana veya bir tarafa çekilme. |
| TATARRUK: | Yol bulma. Yol bulup girme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TARRAKA : | Gümbürtü. |
| TÂR : | f. Karanlık. * Tel. Saç teli. * Tepe. * İplik. |
| TA : | Kur'anın alfabesinde üçüncü harfin adıdır. Ebcedî değeri 400'dür. |