| Kelime | Anlam |
|---|
| TAZİ: | (C.: Tâziyân) Araplar. |
| TAZİYANE: | f. Sebeb. Vasıta. Kırbaç, kamçı. |
| TAZİYANE-İ TA'ZİB: | Azab vermek, azablandırmak kamçısı. |
| İçerisinde 'TAZİ' geçenler |
|---|
| ARZ-I TÂZİMÂT: | Karşısındakine büyük bir hürmetle takınılan tavır ve hareket. |
| ESB-İ TÂZİ: | Arap atı. |
| FANTAZİYE: | yun. Yalandan gösteriş, boş debdebe. Zâhirî süs ve zinet. Lüzumlu ihtiyaçtan olmayan ve zevk için kullanılan pahalı eşya.(Sefahet ve dalâlette bozulmuş ve İsevi dininden uzaklaşmış Avrupa! Deccal gibi birtek gözü taşıyan kör dehan ile ruh-u beşere Cehennemî hâleti hediye ettin! Sonra anladın ki, bu öyle ilâçsız bir illettir ki, insanı âlâ-yı illiyyînden, esfel-i sâfilîne atar. Hayvanatın en bedbaht derecesine indirir. Bu illete karşı bulduğun ilâç, muvakkaten ibtal-i his hizmeti gören cazibedar oyuncakların ve uyutucu hevesat ve fantaziyelerindir. Senin bu ilâcın, senin başını yesin ve yiyecek!......Bedbahttır o kadın ki; zevcinin fıskına bakar, onu başka bir surette taklid eder. Veyl o zevc ve zevceye ki; birbirini ateşe atmakta yardım eder. Yâni; medeniyet fantaziyelerine birbirini teşvik eder. L.) |
| MUSTAZİ: | (Ziya. dan) Ziya alan, ışıklanan. |
| MUSTAZİLL: | (Zıll. dan) Gölgelenen, gölgede oturan. * Birinin koruyuculuğu ve himâyesi altında bulunan. |
| MÜMTAZİYET: | Ayrılık, ayrı vasıf sahibi olmak, ayrı ve üstün vasıflılık. Yüksek vasıf sâhibliği. * Edb: İfadenin diğer sözlerden daha güzel ve farklı olması. |
| MÜSTAZÎ: | (Ziya. dan) Işık ve ziya alan. Işıklanan. * Alâ, makbul, iyi. |
| TAZİYANE: | f. Sebeb. Vasıta. * Kırbaç, kamçı. |
| TAZİYANE-İ TA'ZİB: | Azab vermek, azablandırmak kamçısı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| TAZİYANE : | f. Sebeb. Vasıta. * Kırbaç, kamçı. |
| TAZ : | f. Koşma, koşuş. |
| TA : | Kur'anın alfabesinde üçüncü harfin adıdır. Ebcedî değeri 400'dür. |