Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TAZE: | f. Yeni kesilmiş, bayatlamamış, taravetli, buruşmamış. Yeni duyulan, henüz ortaya çıkan. Kuru olmayan, yeşil. Genç, körpe. |
| TAZEGÎ: | f. Tazelik, yenilik, körpelik. Gençlik. |
| TAZENDE: | f. Koşucu. |
| İçerisinde 'TAZE' geçenler | |
| HER DEM TAZE: | Parlaklık ve tazeliğini dâima muhafaza eden. * Mc: Daima genç görülen, gençliğe heveskâr. |
| TAZEGÎ: | f. Tazelik, yenilik, körpelik. * Gençlik. |
| TAZENDE: | f. Koşucu. |
| TER Ü TAZE: | f. Çok körpe, çok taze. Pek lâtif. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TAZEGÎ : | f. Tazelik, yenilik, körpelik. * Gençlik. |
| TAZ : | f. Koşma, koşuş. |
| TA : | Kur'anın alfabesinde üçüncü harfin adıdır. Ebcedî değeri 400'dür. |