Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TEBAH: | f. Mahvolmuş. Yıkılmış. Fesada giriftar olmuş. Bozuk. |
| TEBAHBUH: | Durmaya, oturmaya, girmeye ve çıkmaya kadir olmak. Ortada oturmak. |
| TEBAHHUR: | (Bahr. den) Bir şeyin içine dalma ve derinliğine varma. Bir ilimde derin ihtisas kazanma. |
| TEBAHHUR: | (Buhar. dan) Buharlaşmak. Tütsülenmek. Buğulanmak. Kokmak. |
| TEBAHHURÂT: | Buharlaşmalar. Buğu haline geçmeler. |
| TEBAHİ: | Övünme, tefahur. Muharebe edişmek, karşılıklı dövüşmek. |
| TEBAH-KÂR: | (C.: Tebâhkârân) f. Mahveden, harab eden, bitiren. |
| TEBAHTUR: | Dalgalanmak, dalgalanır olma. Kibirlenerek yürüme, kibirli kibirli yürüme. |
| İçerisinde 'TEBAH' geçenler | |
| MÜTEBAHHİR: | (Buhar. dan) Tütsülenen, dumanlanan, tebahhur eden. |
| MÜTEBAHHİR: | (Bahir. den) İlmi deniz gibi derin olan, büyük âlim olan. Allâme. Herhangi bir ilme çok dalan. |
| MÜTEBAHHİRÎN: | Bilgileri pek çok olanlar, deniz gibi derin bilgili olanlar. Allâmeler. |
| MÜTEBAHİ: | Övünen, fahirlenen. Mütefâhir. |
| MÜTEBAHİYANE: | f. Övünerek, fahirlenerek. |
| MÜTEBAHTIR: | Kibir ve gururla yürüyen. |
| MÜTEBAHTIRÂNE: | f. Kibirle sallana sallana yürüyenler gibi. |
| TEBAHBUH: | Durmaya, oturmaya, girmeye ve çıkmaya kadir olmak. * Ortada oturmak. |
| TEBAHHUR: | (Bahr. den) Bir şeyin içine dalma ve derinliğine varma. Bir ilimde derin ihtisas kazanma. |
| TEBAHHUR: | (Buhar. dan) Buharlaşmak. Tütsülenmek. Buğulanmak. * Kokmak. |
| TEBAHHURÂT: | Buharlaşmalar. Buğu haline geçmeler. |
| TEBAHİ: | Övünme, tefahur. * Muharebe edişmek, karşılıklı dövüşmek. |
| TEBAH-KÂR: | (C.: Tebâhkârân) f. Mahveden, harab eden, bitiren. |
| TEBAHTUR: | Dalgalanmak, dalgalanır olma. * Kibirlenerek yürüme, kibirli kibirli yürüme. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TEBAHBUH : | Durmaya, oturmaya, girmeye ve çıkmaya kadir olmak. * Ortada oturmak. |
| TEBA' : | Tabi olma. Uyma. |
| TEB : | f. Hararet. * Tıb: Sıtma. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |