Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TEDBİR: | Bir şeyi te'min edecek veya def' edecek yol. Cenab-ı Hakk'ın Hakîm ismine uygun hareket, riayet. Bir şeyde muvaffakiyet için lâzım gelen hazırlık. |
| İçerisinde 'TEDBİR' geçenler | |
| HÜSN-Ü TEDBİR: | İyi düşünülerek tutulan yol. Tefekkür ile tasmim etmek, ihtiyar olunacak meslek ve harekete karar vermek. * Bir kimseden bir haberi nakil ve rivâyet eylemek. * Bir şeye iyi muvaffak olmak için o işe muvafık ve hesaplı hareket etmek. |
| MÜSTEDBİR: | (Dübr. den) Yüz çeviren, arkasını döndüren. İstidbâr eden. |
| SU-İ TEDBİR: | Yanlış tedbir. Kötü yol. Tam düşünüşle, akıllıca hareket etmeyiş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TEDBİB : | Yumuşak etmek. * Sür'atle gitmek, hızla gitmek. |
| TEDABİR : | (Tedbir. C.) Tedbirler, çareler. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |