Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TEELLİ: | Yemin etmek. |
| İçerisinde 'TEELLİ' geçenler | |
| MÜTEELLİF: | (Ülfet. den) Alışmış, alışkın. Ülfet peyda eden. |
| MÜTEELLİH: | (C.: Müteellihîn) Allah'ın birliğine inanan. |
| MÜTEELLİM: | Acıyan, elemli ve kederli olan.(...Ebediyeti isteyen ve ebed için halkolunan ve ihsana karşı perestiş eden ve firaktan müteellim olan ruh-u insan kalkıp abdest alıp, şu asır vaktinde ikindi namazını kılmak için Kadim-i Bâki ve Kayyum-u Sermedî'nin Dergâh-ı Samedaniyesine arz-ı münacat ederek zevalsiz ve nihayetsiz rahmetinin iltifatına iltica edip hesapsız nimetlerine karşı şükür ve hamd ederek... S.) |
| MÜTEELLİMÂNE: | f. Elem duyarak, kederlenerek. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TEELLUK : | Yıldıramak, parlamak. |
| TEEBBEL : | İmtina' etmek, yapmamak, çekinmek. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |