Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TEKAS: | (Bak: Takas) |
| TEKASİT: | (Taksit. C.) Taksitler. |
| TEKÂSÜF: | Kesifleşme. Yoğunlaşma. Sıklaşma. Bir noktada toplanma. Birbirinden ayrılan kimyevi maddelerin tekrar toplanarak birleşmeleri. |
| TEKÂSÜL: | Üşenmek. Gevşeklik. İhtimamsız davranmak. Tembellik. |
| TEKÂSÜLÂT: | (Tekâsül. C.) Tembellikler, üşenmeler. İlgisizlikler. |
| TEKÂSÜLÎ: | Gevşeklik ve uyuşukluğa âit. Tembellikten gelen. (Bak: Himmet) |
| TEKASÜM: | (Kasem. den) Andlaşma. Bölüşme. |
| TEKÂSÜR: | (Kesret. den) Çoğalma. Kesret bulma. Çok öğünme. Mal ve evlâdın çokluğu ve bu çokluk ile fahirlenme. |
| TEKÂSÜR SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 102. Suresi. Mekkîdir. Makbure Suresi de denilmiştir. |
| İçerisinde 'TEKAS' geçenler | |
| MÜTEKASIM: | (C.: Mütekasımîn) (Kısm. dan) Paylaşan, bölüşen. Bir şeyi paylaşanların beheri. |
| MÜTEKASIR: | (C.: Mütekasirîn) (Kasr. dan) Kısalık gösteren. * Elinden gelip gücü yettiği hâlde iş yapmıyan. |
| MÜTEKASIRÎN: | (Mütükasır. C.) Kısalık gösterenler. * Ellerinden geldiği, becerebildikleri halde iş yapmayanlar. |
| MÜTEKÂSİF: | (Kesafet. den) Sıklaşmış, koyulaşmış, yoğunlaşmış. Sıklaşan, yoğunlaşan, koyulaşan, tekâsüf eden. |
| MÜTEKÂSİL: | Tekâsül eden. Üşenir ve tembel olan. |
| MÜTEKÂSİLÂNE: | f. Tembelce hareket ederek, üşengeçlik ve uyuşuklukla davranarak. |
| MÜTEKÂSİLÎN: | (Mütekâsil. C.) (Kesl. den) Üşenenler, tembellik yapanlar. |
| MÜTEKASİM: | Kısmet eden. * Aralarında bir şey taksim edenlerin her biri. * Birbiriyle kasemleşen, andlaşan. |
| MÜTEKASİR: | (Kesret. den) Çok çoğalan, tekâsür eden, çoğalmış. |
| MÜTEKASSİ: | Dikkatle araştıran. |
| TEKASİT: | (Taksit. C.) Taksitler. |
| TEKÂSÜF: | Kesifleşme. Yoğunlaşma. Sıklaşma. * Bir noktada toplanma. * Birbirinden ayrılan kimyevi maddelerin tekrar toplanarak birleşmeleri. |
| TEKÂSÜL: | Üşenmek. Gevşeklik. İhtimamsız davranmak. Tembellik. |
| TEKÂSÜLÂT: | (Tekâsül. C.) Tembellikler, üşenmeler. İlgisizlikler. |
| TEKÂSÜLÎ: | Gevşeklik ve uyuşukluğa âit. Tembellikten gelen. (Bak: Himmet) |
| TEKASÜM: | (Kasem. den) Andlaşma. * Bölüşme. |
| TEKÂSÜR: | (Kesret. den) Çoğalma. Kesret bulma. * Çok öğünme. Mal ve evlâdın çokluğu ve bu çokluk ile fahirlenme. |
| TEKÂSÜR SURESİ: | Kur'an-ı Kerim'in 102. Suresi. Mekkîdir. Makbure Suresi de denilmiştir. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TEKASİT : | (Taksit. C.) Taksitler. |
| TEKABBEL : | "Kabul etsin" mânasında söylenir. |
| TEK : | f. Koşma, seğirtme. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |