Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TEKEMMÜL-Ü MEBÂDÎ: | Bir şeyi netice veren ilk unsur ve sebeblerin ibtidailikten mükemmelliğe doğru gitmesi. |
| İçerisinde 'TEKEMMÜL-Ü MEBÂDÎ' geçenler | |
| İçerisinde 'TEKEMMÜL-Ü MEBÂDÎ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TEKEMMÜL : | Olgunlaşmak. Kemâle doğru gitmek.(İnsanda olan hadsiz istidadât-ı maneviyye ve nihayetsiz âmâl ve efkâr ve müyulât dahi israf edilmeyecektir. Öyle ise, insandaki o esaslı meyl-i tekemmül bir kemâlin vücudunu gösterir. Ve o meyl-i saadet, saadet-i ebediyeye namzed olduğunu kat'i olarak ilân eder. Öyle olmazsa insanın mahiyet-i hakikiyyesini teşkil eden o esaslı maneviyat, o ulvi âmâl, hikmetli mevcudatın hilâfına olarak israf ve abes olur, kurur, hebâen gider. S.) |
| TEKEMMÜ' : | Mantar koparmak. |
| TEKEMKÜM : | Başına külâh giymek. |
| TEKE : | f. Keçilerin erkeği. Sürü önünden giden kösemen. * Bir cilt defter. * Tezek. |
| TEK : | f. Koşma, seğirtme. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |