Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TELATUM: | Birbiri ile çarpışmak, vuruşmak. (Deniz dalgaları gibi) Birbirine şamar vurmak. |
| TELATUMGÂH: | f. Dalgalı yer. Dalgası çok olan yer. |
| İçerisinde 'TELATUM' geçenler | |
| TELATUMGÂH: | f. Dalgalı yer. Dalgası çok olan yer. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TELATUMGÂH : | f. Dalgalı yer. Dalgası çok olan yer. |
| TELATUF : | (C.: Telâtufât) Nezaket ve lütufla hareket etme, nâzikâne muamelede bulunma. |
| TELATİL : | Zorluklar. |
| TELA : | (Tülüv. den) Ondan sonra geldi, ardınca gitti (mânasında fiil). |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |