Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TELEHHİ: | Oynama. Oyun ile vakit geçirme. |
| İçerisinde 'TELEHHİ' geçenler | |
| MÜTELEHHİ: | (Lehv. den) Oyunla, sazla vakit geçiren. |
| MÜTELEHHİB: | (Leheb. den) Alevlenen, alev çıkaran. |
| MÜTELEHHİF: | (C.: Mütelehhifîn) (Lehef. den) Hasret çeken. Özleyen. Yanıp yakılan. Hüzünlü olan. |
| MÜTELEHHİFÂNE: | f. Özleyerek, hasret çekerek. Kaygılı, tasalı olarak, yanıp yakılarak. |
| MÜTELEHHİFÎN: | (Mütelehhif. C.) Hasret çekenler, yanıp yakılanlar. Kederli, tasalı olanlar. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TELEHHÜB : | (Leheb. den) Alevlenme, tutuşma, alevlenip yanma. * İltihap. |
| TELEHCÜM : | Haris olmak, hırslı olmak. |
| TELE : | Tuzak. * Ağıl. |
| TELA : | (Tülüv. den) Ondan sonra geldi, ardınca gitti (mânasında fiil). |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |