Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TELEVVÜS: | Kirlenmek. Pislenmek. Bulaşıp murdar olmak. |
| İçerisinde 'TELEVVÜS' geçenler | |
| İçerisinde 'TELEVVÜS' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TELEVVÜM : | Muntazır olmak, beklemek, gözlemek. * Kabul etmemek. |
| TELEVİZYON : | Fr. Elektromanyetik dalgalar vasıtasıyla hareketli veya hareketsiz şekillerin resmini uzaklara nakletme usulü. * Bunun alıcı cihazı. (Bak: Celb-i suret, Radyo) |
| TELE : | Tuzak. * Ağıl. |
| TELA : | (Tülüv. den) Ondan sonra geldi, ardınca gitti (mânasında fiil). |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |