Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TELKİN: | (C.: Telkinât) Zihinde yer ettirmek. Fikir aşılamak. Zihinde yer etmiş düşünce. Yeni müslüman olana İslâm esaslarını anlatmak. Ölü gömüldükten sonra imam tarafından söylenen söz.(Telkini fenden almış,Medeniyetten taklid,Hürriyet tenkid vermiş,Gururdan dalâlet çıkmış.) (Lemeât) |
| İçerisinde 'TELKİN' geçenler | |
| İçerisinde 'TELKİN' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TELKİB : | Lâkab vermek, isim takmak. |
| TELKIYE : | Ulaşmak, varmak. * Bir nesneyi yüze getirmek. |
| TELA : | (Tülüv. den) Ondan sonra geldi, ardınca gitti (mânasında fiil). |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |