Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TENASÜH-VÂRİ: | f. Tenasühe benzer bir surette. |
| İçerisinde 'TENASÜH-VÂRİ' geçenler | |
| İçerisinde 'TENASÜH-VÂRİ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TENASÜH : | İslâmdan hariç olan batıl bir fırkaya göre, ruhun bir bedenden başka birinin bedenine intikâl eder diye olan batıl inanışları. * Miras sahibinin ölümü ile malının vârisine geçmesi. (Bak: Mumya) |
| TENASÜB : | Uygunluk, uyma, tutma. Yakınlaşma. * Nisbet, kıyas. * İki adet birbirine nisbet edilerek yapılan hesap usulü. * Edb: Mânaca birbirine uygun kelimeleri bir arada söze güzellik vermek maksadı ile zikretmek. |
| TENASİ : | Unutmuş görünmek. Unutmak. Kendini unutmuş gibi göstermek. (Gaye-i hayal olmazsa veyahut nisyân veya tenâsi edilse; ezhân enelere dönüp etrafında gezerler. M.) (Bak: Vicdan) |
| TENABÜZ : | Birbirine lâkap takıp çağırmak. |
| TEN : | f. Gövde, beden, vücut. * İnsan bedeninin dış yüzü. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |