Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TENEZZÜH-Ü ZÂTÎ: | Zata mahsus tenezzüh. Yani zatının bütün noksan sıfatlardan, kusurlardan temiz ve uzak oluşu.(Zât-ı Vâcib-ül Vücud'un vücub-u vücuduna ve kudsiyetine lâyık bir tarzda ve istiğna-i zâtîsine ve gınâ-i mutlakına muvafık bir surette ve kemâl-i mutlakına ve tenezzüh-ü zâtîsine münâsib bir şekilde, hadsiz bir şefkat-i mukaddese ve nihayetsiz bir muhabbet-i münezzehesi vardır. M.) |
| İçerisinde 'TENEZZÜH-Ü ZÂTÎ' geçenler | |
| İçerisinde 'TENEZZÜH-Ü ZÂTÎ' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TENEZZÜH : | Uzaklaşmak. * Gezinti. Bağ ve bahçe gibi yerlere gam ve kederi izale için çıkmak. * Kusur, pislik ve ayıptan uzak olmak. |
| TENEZZEHE : | Noksan sıfatlardan uzak (meâlinde Allah C.C. için söylenen duâdandır.) |
| TENE : | f. Gövde, beden, cüsse, vücut. * Örümcek ağı. |
| TEN : | f. Gövde, beden, vücut. * İnsan bedeninin dış yüzü. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |