Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TENZİH: | Suç ve noksanlıktan uzak saymak. Cenab-ı Hakk'ı (C.C.) her çeşit kusur, noksan, şerik gibi hallerden uzak bilip söylemek. Kabahati yok olduğu anlaşılmak ve onu ifade etmek. |
| TENZİHEN: | Tenzih ederek. Tenzih etmekle. |
| TENZİHEN MEKRUH: | Nehyine dair şer'î bir delil olmamakla beraber işlenmesi kerih görülen iş. (Helâle yakın iş) |
| İçerisinde 'TENZİH' geçenler | |
| TENZİHEN: | Tenzih ederek. Tenzih etmekle. |
| TENZİHEN MEKRUH: | Nehyine dair şer'î bir delil olmamakla beraber işlenmesi kerih görülen iş. (Helâle yakın iş) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TENZİHEN : | Tenzih ederek. Tenzih etmekle. |
| TENZEDE : | f. Sessiz, sâkin, susmuş. |
| TEN : | f. Gövde, beden, vücut. * İnsan bedeninin dış yüzü. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |