Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TERKİB: | Birkaç şeyin beraber olması. Birkaç şeyin karıştırılması ile meydana getirilmek. Birbirine karıştırılmış maddeler. Gr: Terkib-i nâkıs ve terkib-i tam olarak iki kısma ayrılır. Terkib-i nâkıs: Cümle kadar olmayan terkiblerdir. Terkib-i tam ise; bir cümleden ibarettir. Birbirine eklenen kelimelere terkib denir. Bunlar bir ismin veya sıfatın benzerleri arasında belirtilmesi için başına getirilen isim veya sıfatla birlikte meydana gelir. Meselâ: Bahçenin duvarı. Kırmızı çiçek... Bu cümleden birincisine "isim terkibi" veya "terkib-i izâfi" denir. İkincisine "Sıfat terkibi" veya "terkib-i tavsifî" denir. (Bak: Muzaf) |
| TERKİB-İ BEND: | Edb: Birkaç bendden meydana getirilmiş manzumenin hususan gazel şekli olup müteaddit manzumeler birer beytle birbirine bağlanmıştır. (Bak: Terci'-i bend) |
| TERKİB-İ KIYAS: | Bir davayı isbat için delil arayıp bulma usulü. |
| TERKİB-İ MEZCÎ: | İki veya daha fazla kelimeden meydana gelen ve bir isme delâlet eden isim. " Baalbek, Kırıkkale, Tahtakurusu" kelimelerinde olduğu gibi. |
| TERKİBAT: | (Terkib. C.) Terkipler. Birkaç şeyin karıştırılmasıyla meydana gelen şeyler. |
| TERKİBAT-I NİSBET-İ HAFİYE: | Gizli düşünce ve tasavvurlardan meydana gelen terkibler. |
| İçerisinde 'TERKİB' geçenler | |
| ELSİNE-İ TERKİBİYE: | Birbirine eklenen kelimelerle konuşulan diller. Terkibli ifâdesi çok olan, Arabçaya uymayan lisanların hususiyeti. (Arabî Lisanına "Tasrifî" denilir. Çünkü aynı kökten kelimeler rahatlıkla yapılmaktadır. Arabçaya bu hususta yetişen başka bir lisan yoktur.) |
| SIFAT TERKİBİ: | Sıfat tamlaması. Meselâ: "Kâmil insan" kelimeleri bir sıfat terkibidir. Burada Türkçe ifâdeye göre "kâmil insan" terkibinden birinci kelime sıfat (belirten), ikinci kelime ise mevsuf (belirtilen) dir. Farsça kâideye göre "insan-ı kâmil" diye söylenir. |
| TERKİB-İ BEND: | Edb: Birkaç bendden meydana getirilmiş manzumenin hususan gazel şekli olup müteaddit manzumeler birer beytle birbirine bağlanmıştır. (Bak: Terci'-i bend) |
| TERKİB-İ KIYAS: | Bir davayı isbat için delil arayıp bulma usulü. |
| TERKİB-İ MEZCÎ: | İki veya daha fazla kelimeden meydana gelen ve bir isme delâlet eden isim. " Baalbek, Kırıkkale, Tahtakurusu" kelimelerinde olduğu gibi. |
| TERKİBAT: | (Terkib. C.) Terkipler. Birkaç şeyin karıştırılmasıyla meydana gelen şeyler. |
| TERKİBAT-I NİSBET-İ HAFİYE: | Gizli düşünce ve tasavvurlardan meydana gelen terkibler. |
| VASIF TERKİBİ: | Gr: Birleşik sıfat. Bir ismin sonuna Farsça bir emir eklenerek yapılan terkib. Meselâ : Zevk-efzâ : Zevk artıran. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TERKİB-İ BEND : | Edb: Birkaç bendden meydana getirilmiş manzumenin hususan gazel şekli olup müteaddit manzumeler birer beytle birbirine bağlanmıştır. (Bak: Terci'-i bend) |
| TERKİ' : | (Rık'a. dan) Yamama. Yama yapma. Yama vurma. |
| TERK : | Bırakma, salıverme, vazgeçme. * Boşama. Bakmama. İhmal etme. |
| TER : | f. Rutubetli, ıslak, yaş. * Taze. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |