| Kelime | Anlam |
|---|
| TESELLİ: | Avunma. Kederli ve gamlı olan bir kimseyi söz ve nasihatle ferahlandırma. |
| TESELLİ-ÂMİZ: | Teselli verici, avutucu, avundurucu. |
| TESELLİ-PEZİR: | f. Avutulabilir, avundurulabilir. |
| TESELLİ-YÂB: | f. Avunan, avutulan, teselli bulan. |
| İçerisinde 'TESELLİ' geçenler |
|---|
| MÜTESELLİ: | Teselli bulmuş olan, teselli bulan. |
| MÜTESELLİH(A): | (C.: Mütesellihîn) Silâhlanan, silâh kuşanan. |
| MÜTESELLİHÎN: | (Mütesellih. C.) Silâhlananlar, silâh kuşanan kişiler. |
| MÜTESELLİM: | (Selm. den) Teslim edilen şeyi alıp kabul eden. * Tanzimattan evvel vali ve mutasarrıfların uhdelerinde bulunan sancak ve kazâların idaresine memur edilen kimseler. Bunlara "voyvoda" denirdi. * Vergi tahsildarı. |
| MÜTESELLİYANE: | f. Avunarak, teselli bulmak suretiyle. |
| TESELLİ-ÂMİZ: | Teselli verici, avutucu, avundurucu. |
| TESELLİ-PEZİR: | f. Avutulabilir, avundurulabilir. |
| TESELLİ-YÂB: | f. Avunan, avutulan, teselli bulan. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| TESELLİ-ÂMİZ : | Teselli verici, avutucu, avundurucu. |
| TESEBBÜB : | (Sebeb. den) Sebeb olmak. |
| TESABUK : | Yarış etme. Müsabaka. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |