Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TESELSÜL: | Zincirleme. Zincir gibi birbirine bitişik kısımlar olma. Silsile peyda etme. Ulaştırma. Man: (Bak: Delil-i ihtira) |
| TESELSÜL-Ü İLEL: | İlletlerin zincirleme devam etmesi. Sebeblerin teselsülü. |
| TESELSÜLÂT: | (Teselsül. C.) Zincirlemeler. Zincirleme gitmeler. |
| İçerisinde 'TESELSÜL' geçenler | |
| DEVİR VE TESELSÜL: | Davanın delile ve delilin davaya taalluk etmesiyle kaziyenin dönüp dolaşıp yine eski hâline gelerek hallolunamaması. |
| TESELSÜL-Ü İLEL: | İlletlerin zincirleme devam etmesi. Sebeblerin teselsülü. |
| TESELSÜLÂT: | (Teselsül. C.) Zincirlemeler. Zincirleme gitmeler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TESELSÜL-Ü İLEL : | İlletlerin zincirleme devam etmesi. Sebeblerin teselsülü. |
| TESELLİ : | Avunma. Kederli ve gamlı olan bir kimseyi söz ve nasihatle ferahlandırma. |
| TESEBBÜB : | (Sebeb. den) Sebeb olmak. |
| TESABUK : | Yarış etme. Müsabaka. |
| TE : | f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa. |