Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
TEVAZİ: (Vezy. den) İki çizginin birbirine değmeden sonsuza kadar yanyana uzaması, paralellik.
İçerisinde 'TEVAZİ' geçenler
MÜTEVAZİ': Gururlu olmayan, alçak gönüllü, kendi fakrını bilen. * Gösterişsiz.
MÜTEVAZİÂNE: f. Tevazu ile. Mütevazi kimseye yakışır surette.
MÜTEVAZİÎN: (Mütevazi. C.) Alçakgönüllü kimseler, mütevazi insanlar, tevazu ehli olan kişiler.
MÜTEVAZİ: (Vezy. den) Birbirine müvazi olan. Paralel.
MÜTEVAZİN: Tevazün eden, tartıları bir olan.
MÜTEVAZİYEN: Müvazi olarak. Paralel olarak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
TEVAZU' : Alçak gönüllülük. Kibirsizlik. Mahviyet hâli. (Bak: Küfran-ı nimet)(Her adam için, hey'et-i içtimaiyede görmek ve görünmek için mertebe denilen bir penceresi vardır. O pencere kamet-i kıymetinden yüksek ise, tekebbür ile tetâvül edecek; eğer kamet-i kıymetinden aşağı ise, tevâzu' ile tekavvüs edecek ve eğilecek. Tâ, o seviyede görsün ve görünsün. İnsanda büyüklüğün mikyası, küçüklüktür; yani, tevâzudur. Küçüklüğün mizânı büyüklüktür; yani, tekebbürdür. M.)
TEVA : Mâlın helâkı. Mülkün helâk olması.
TE : f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...