Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
TEVR: (C.: Etvâr) Ağzı büyük gönden olan bardak.
Su bardağı. Abdest ibriği.
TEVRAT: Hz. Musâ Aleyhisselâm'a nâzil olan kitab-ı mukaddesin nâm-ı celili. (Hakiki Tevrat, Kur'an-ı Kerim ile barışıktır. Şimdiki ise, çok yerleri değiştirilmiş, tahrif edilmiştir. Bu kitabın aslından az bir şey kalmıştır. Aklı başında ve İslâmiyeti, Kur'an-ı Kerim'i tetkik eden Yahudiler de hidayeti seçmişler ve müslüman olmuşlardır.)
TEVREB (TEVÂRİB): Toprak.
TEVRİB: Bir nesnenin uzunluğuyla eni arası.
TEVRİD: Gülgün etmek.
Ağacın çiçek vermesi.
TEVRİH: Bir hâdisenin veya konuşmanın tarihini yazmak. Vakit bildirmek.
TEVRİK: Davarın üstüne oturmak.
TEVRİK: Ağacın yapraklanması.
TEVRİM: Gazaba getirme, öfkelendirme.
Verem etme, verem edilme.
Bedenin azâsını şişirip kabartmak.
TEVRİS: Vâris kılmak, mirâs bırakmak. Malının faydasını birisine âid kılmak.
Ateşi yakmak, alevlendirmek için tahrik etmek. (L.R.)
TEVRİS: Zaferana benzer bir ot.
TEVRİŞ: Kandırmak.
TEVRİT: Tehlikeye düşürme, vartaya düşürme.
TEVRİYE: Örtüp gizlemek.
Sözünü veya bir haberi izah etmeyip gizlemek.
Edb: Birkaç mânası olan bir kelimenin en uzak mânasını kasdetmek.
İçerisinde 'TEVR' geçenler
TEVRAT: Hz. Musâ Aleyhisselâm'a nâzil olan kitab-ı mukaddesin nâm-ı celili. (Hakiki Tevrat, Kur'an-ı Kerim ile barışıktır. Şimdiki ise, çok yerleri değiştirilmiş, tahrif edilmiştir. Bu kitabın aslından az bir şey kalmıştır. Aklı başında ve İslâmiyeti, Kur'an-ı Kerim'i tetkik eden Yahudiler de hidayeti seçmişler ve müslüman olmuşlardır.)
TEVREB (TEVÂRİB): Toprak.
TEVRİB: Bir nesnenin uzunluğuyla eni arası.
TEVRİD: Gülgün etmek. * Ağacın çiçek vermesi.
TEVRİH: Bir hâdisenin veya konuşmanın tarihini yazmak. Vakit bildirmek.
TEVRİK: Davarın üstüne oturmak.
TEVRİK: Ağacın yapraklanması.
TEVRİM: Gazaba getirme, öfkelendirme. * Verem etme, verem edilme. * Bedenin azâsını şişirip kabartmak.
TEVRİS: Vâris kılmak, mirâs bırakmak. Malının faydasını birisine âid kılmak. * Ateşi yakmak, alevlendirmek için tahrik etmek. (L.R.)
TEVRİS: Zaferana benzer bir ot.
TEVRİŞ: Kandırmak.
TEVRİT: Tehlikeye düşürme, vartaya düşürme.
TEVRİYE: Örtüp gizlemek. * Sözünü veya bir haberi izah etmeyip gizlemek. * Edb: Birkaç mânası olan bir kelimenin en uzak mânasını kasdetmek.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
TEVRAT : Hz. Musâ Aleyhisselâm'a nâzil olan kitab-ı mukaddesin nâm-ı celili. (Hakiki Tevrat, Kur'an-ı Kerim ile barışıktır. Şimdiki ise, çok yerleri değiştirilmiş, tahrif edilmiştir. Bu kitabın aslından az bir şey kalmıştır. Aklı başında ve İslâmiyeti, Kur'an-ı Kerim'i tetkik eden Yahudiler de hidayeti seçmişler ve müslüman olmuşlardır.)
TEVA : Mâlın helâkı. Mülkün helâk olması.
TE : f. Dek, kadar, değin. Meselâ: Ser-te-ser $ : Baştan başa.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...