Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TUB: | Kiremit. Tuğla. |
| TUBA: | Ne hoş. Ne iyi. Her şeyin iyisi ve efdali. İyilik, güzellik. Baht. Cennette bulunan ve kökü göklerde dalları aşağıda olan ağaç ismi. Çok berrak ve saf olan. Saâdet. Hayır. Devlet. |
| TUBA-İ HİLKAT: | Hilkat ağacı, hilkat tubası. Kâinat, teşbih yapılarak tuba ağacına benzetilmiştir.(Tuba-i hilkatten semavat şıkkına hep kehkeşan ağsanınaBir Cemil-i Zülcelâl'in dest-i hikmetiyle takılmış pek güzel meyveleriz biz. M.) |
| TUBAHA: | Çömlek. Ağızdan çıkan köpük. |
| TUBAL: | Kızmış bakırdan ve kızmış demirden çekiçle vurulduğunda kopup dökülen parça. |
| TUBALE: | (C.: Tubâlât) Dişi koyun. |
| TUBA LE-KE: | Ne mutlu sana, devlet ve saadet sana. Tuba sana. |
| TUB'AN: | Mühür mumu.TUBERTU : (Tu-ber-tu) Kat kat. |
| TUBU: | Bir nevi kene. |
| TUBUL: | (Tabl. C.) Davullar.TUDE : f. Yığın, küme. |
| İçerisinde 'TUB' geçenler | |
| ATÛB: | İnatçı, muannid. |
| HUKUK-U GAYR-İ MEKTUBE: | Kanunlarda mevcud olmayan örf ü âdet ve teâmül kabilinden olan haklar. |
| HUKUK-U MEKTUBE: | Kanunlarda yazılı olan haklar. |
| HUTUB: | Zorluk, güçlük. * (Hatb. C.) İşler, maslahatlar. Mes'eleler. |
| HUTUB: | Erkek çekirge. |
| KATUB: | (Bak: Katb) |
| KATUBE: | Arkasında semeri olan deve. |
| KITAB (KUTUB): | Karıştırmak. * Yüzünü pörtürmek. * Kaşlarını bir yere toplayan. |
| KURTUBÎ: | Kılıç. Halid bin Velid'in kılıcı. |
| KUTUB: | (Kutb. C.) Kutublar. |
| MAHTUBE: | Evlenmek için istenilen kadın. |
| MASTUB: | Damarlardan taşmış kan. |
| MEKTUB: | Yazılı, yazılmış kâğıt. |
| MEKTUB-U SAMEDANÎ: | Hiç bir şeye muhtaç olmayan Allah'ın eserleri. Yeryüzü. İnsanlar, ağaçlar, çiçekler, çekirdekler, dağlar, denizler gibi çok hakikatlı mâna ifâde eden Allah'ın mektupları. |
| MEKTUB-U SÂMÎ: | Başbakanlık (sadaret) makamından yazılan resmi mektublar. |
| MEKTUBAT: | Mektublar. Yazılı kâğıtlar. * Bazı meşhur ve mühim kitapların ismi. * Bir yerden başka bir yerdeki şahsa gönderilen yazılı kâğıtlar. * Risale-i Nur Külliyatından bir mecmuanın ismi. |
| MERTUB: | (Ratb. dan) Rütubetli, ıslak, nemli, yaş. |
| MÜRSİL-İ MEKTUB: | Mektub gönderen. |
| PİRİSTUBEÇE: | f. Kırlangıç kuşu yavrusu. |
| RUTUBE: | (C.: Rutebât-Ruteb) Olmuş yaş hurma. |
| RUTUBET: | Yaşlık, nem, ıslaklık. * Havadaki veya yapı içindeki nem. |
| RÜTUB: | Sâbit olmak, kaim olmak, devamlılık, süreklilik. |
| ŞECERE-İ TUBAÂ: | Cennet'teki saadet ağacı, dalları aşağıda ve kökü yukarıda olan Tuba ağacı. |
| TAKATTUB: | Kaşların çatılması. * Buruşma. |
| TEHATUB: | (Hatb. dan) Hitablaşma. Karşılıklı birbirine hitab etme. |
| TUBA: | Ne hoş. Ne iyi. Her şeyin iyisi ve efdali. * İyilik, güzellik. Baht. * Cennette bulunan ve kökü göklerde dalları aşağıda olan ağaç ismi. * Çok berrak ve saf olan. * Saâdet. Hayır. Devlet. |
| TUBA-İ HİLKAT: | Hilkat ağacı, hilkat tubası. Kâinat, teşbih yapılarak tuba ağacına benzetilmiştir.(Tuba-i hilkatten semavat şıkkına hep kehkeşan ağsanınaBir Cemil-i Zülcelâl'in dest-i hikmetiyle takılmış pek güzel meyveleriz biz. M.) |
| TUBAHA: | Çömlek. * Ağızdan çıkan köpük. |
| TUBAL: | Kızmış bakırdan ve kızmış demirden çekiçle vurulduğunda kopup dökülen parça. |
| TUBALE: | (C.: Tubâlât) Dişi koyun. |
| TUBA LE-KE: | Ne mutlu sana, devlet ve saadet sana. Tuba sana. |
| TUB'AN: | Mühür mumu.TUBERTU : (Tu-ber-tu) Kat kat. |
| TUBU: | Bir nevi kene. |
| TUBUL: | (Tabl. C.) Davullar.TUDE : f. Yığın, küme. |
| TURTUBE: | Akçe. |
| UGTUBE: | Azar, tekdir. |
| USTUBLE: | Üstüpü. |
| UTUB: | Pamuk. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TUBA : | Ne hoş. Ne iyi. Her şeyin iyisi ve efdali. * İyilik, güzellik. Baht. * Cennette bulunan ve kökü göklerde dalları aşağıda olan ağaç ismi. * Çok berrak ve saf olan. * Saâdet. Hayır. Devlet. |
| TU : | f. Sen. |