Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| TUVA: | Övünmüş, senâ edilmiş şey. Tur-i Sina dağı eteğinde bir vâdinin adı. Örülmüş kuyu. |
| TUVAL: | Uzun. |
| TUVAN: | f. Güç, kuvvet. |
| TUVAR: | Evin çevre yanı. |
| İçerisinde 'TUVA' geçenler | |
| DİREKTUVAR: | Fr. Fransız ihtilâlinin üçüncü yılında Konvansiyon'un yerine geçen idare şekli. |
| HUTUVAT: | (Hutvât-Hutevat) (Hutve. C.) Adımlar. İzler. Yollar. Eserler. * Şeytanın aldatmaları. |
| HUTUVAT-I SİTTE: | Altı adım. (Kur'an-ı Kerim'deki "Hutuvat-üş şeytan" tabirinden istifaze ile, şeytanların ve onların insî mümessilleri olan şerir insanların fitnekâr ve dalâlete sevkedici adımları, izleri ve desiseleri gibi mânalarla alâkalı olarak "bir mühim eser"e verilen isim) Şeytanın altı desisesi. |
| NA-TUVAN: | (Nâtüvân) f. İktidarsız, zayıf, halsiz, kudretsiz, çâresiz. |
| NA-TUVANÎ: | f. Güçsüzlük, zayıflık, kuvvetsizlik. |
| TUVAL: | Uzun. |
| TUVAN: | f. Güç, kuvvet. |
| TUVAR: | Evin çevre yanı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| TUVAL : | Uzun. |
| TU : | f. Sen. |