Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| UBAR: | f. Ağlama, inilti. |
| İçerisinde 'UBAR' geçenler | |
| GUBAR: | Toz. |
| GUBAR-ÂLUD: | f. Tozlanmış, toza bulanmış. tozlu. |
| GUBARE: | f. Sığır ağılı, mandıra. * Sığır sürüsü. |
| GUBARÎ: | Eski harflerle yazılan bir çeşit ince yazı. Bu isim Arapça toz demek olan gubardan alınmıştır. Yazı, toz gibi ince yazıldığı için bu adı almıştır. Eski Türk devletlerinde güvercin postalarıyla gönderilen mektuplar bu yazı ile yazılırdı. (O.T.D.S.) |
| HİNDUBAR: | f. Yazı hokkası. |
| HUBAR: | Taşlı, yumuşak yer. |
| HUBARA: | (C.: Hubârât) Toy kuşu. |
| MUBAREK: | (Bak: Mübârek) |
| MUBAREZE: | (Bak: Mübâreze) |
| PÜR-GUBÂR: | f. Çok tozlu. Toz içinde. |
| SUBARE: | Taş. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| UBAB : | Her nesnenin muazzamı, her şeyin büyüğü. * Cemaat, topluluk. * Taşkın sel suyu. * Pek taşkın, coşkun. |