Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
UBUR: Geçmek. Atlamak.
Zorlamak.
Suyun öte kıyısına geçmek.
İçerisinde 'UBUR' geçenler
EHL-İ KEŞF-İL KUBUR: Kabir âleminde olanları bilen, kabirdeki ölünün ahvâlini keşfedip doğru olarak haber veren veli, evliya.(Ehl-i keşf-il kuburun müşahedesiyle müteaddid vâkıatla, tahsil-i ulum ânında vefat eden bazı müştak ve ciddi bir talebe-i ulum, şehidler gibi kendini hayatta ve kendi dersiyle meşgul görüyor. Hattâ meşhur bir ehl-i keşf-il kubur, vefat eden ve İlm-i Sarf ve Nahv okuyan bir talebenin kabrinde Münker, Nekir'e nasıl cevap verecek diye murakabe etmiş ve müşahede edip işitmiş ki; melek-i sual, ondan sordu: $ "Senin Rabbin kimdir?" dediği zaman, o Nahv dersiyle iştigal ederken vefat eden talebe, o meleğin cevabında demiş:"Â mübtedâdır, onun haberidir." Nahiv ilmince cevab vermiş, kendini medresede zannetmiş. Ş.)
EHL-İ KUBUR: Kabir ehli. Ölüler.
HUBUR: Sevinç, sürur, gönül ferahlığı. Şadüman olmak. * Âlimler.
HUBUR: Haberler. Havadisler.
KEŞF-ÜL KUBUR: Kabirdeki ölünün hâlinden anlamak. Ölünün azab çekip çekmediği ve sair bazı hususların bâzı veli kimselerce bilinmesi.
KUBUR: (Kabr. C.) Kabirler, mezarlar, türbeler.
MÜRUR VE UBUR: Geçmek ve atlamak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
UBUD : (Ebed. C.) Ebedler, sonsuzluklar.
UBAB : Her nesnenin muazzamı, her şeyin büyüğü. * Cemaat, topluluk. * Taşkın sel suyu. * Pek taşkın, coşkun.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...