Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| UHDUD: | (C.: Ahâdid) Çukur. Uzun hat. Yeryüzündeki uzun yarık ve çatlak. Hendek. Kamçı vurulmasından vücutta hâsıl olan yara ve iz. |
| İçerisinde 'UHDUD' geçenler | |
| ASHÂB-I UHDÛD: | Cenab-ı Hakka imân ve itâat edenleri çukurlara doldurup yakan veya sopa ile döven, fir'avn gibi zâlim kimseler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| UHDUSE : | Hayret edilecek derecede uydurma haber. * Haber verilen nesne. |
| UHDE : | Bir işi üzerine alma. Söz verme. * Ahidnâme. Bir kimsenin üstünde olan iş veya şey. * Mes'uliyet hududu. * Ric'at ve taalluk dâiresi. * Becerme, yapma. * Mes'uliyet, sorumluluk. |
| UHAH : | Susuzluk. * Galiz, kaba, yoğun. |