Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
UHT: (C.: Ahavât) Kızkardeş.
UHTEYN: İki kızkardeş.
İçerisinde 'UHT' geçenler
AHMED-İ MUHTAR: Hz. Muhammed (A.S.M.) Efendimiz.
AMUHTE: f. Öğrenmiş.
AMUHTE-GÂH: f. Muallimler, öğretmenler.
ARÂZİ-İ MUHTEKERE: Kiracısı tarafından üzerine bina yapılmak veya ağaç dikilmek üzere senelik bir ücret karşılığında kiraya verilen arazi. (Kiracı, kira bedelini her sene arâzi sahibine vererek o arâziyi devamlı sûrette elinde bulundurur.)
AYN-ÜS SUHT: Kızgınlık ile bakış, hiddet gözü.
BÎ-DUHT: f. Kızı olmıyan. * Zühre Yıldızı.
BUHT: Arabî ile Acemîden doğmuş develer.
BUHT: f. Veled, oğul, mahdum.
BUHTEC: Pişmiş.
BUHTER: Her şeyin esası, aslı. * Kısa boylu.
BUHTİYYE: Melez dişi develer.
BUHTU(R): f. Ra'd, gök gürültüsü.
DUHT: f. Kız, kerime.
DUHTE: f. Sağılmış. * İğne ile dikilmiş.
DUHT-ENDER: f. Üvey kız. * Eskiden kadın esirlerinin bir cinsi.
DUHTER: f. Kız.
DUHTER-İ HİNDÎ: Hindistanlı kız.
DUHTERE: f. Bekârlık, kızlık.
DUHTERÎ: f. Kızlık, bekârlık.
EBU-L MUHTAL: Katır, bağal.
ECNÂS-I MUHTELİFE: Çeşitli, türlü cinsler.
EFRUHTE: f. Şu'lelenmiş, parlamış, ziyalanmış, nurlanmış, ışıklanmış, aydınlanmış. * Yanmış, tutuşmuş.
ELSİNE-İ MUHTELİFE: Çeşitli ve birbirinden farklı diller.
ENDUHTE: f. Biriktirmiş, biriktirilmiş. Kazanmış, kazanılmış, Hazırlanmış. * Ödenmiş.
FÂİL-İ MUHTAR: Re'yinde müstakil olan. İstediğini yapmakta serbest olan (Cenab-ı Hak).
FÜRUHT: f. Satım. Satış.
FÜRUHTAR: f. Satıcı.
HIŞT-I PUHTE: Fırında pişirilmiş tuğla.
İLEL-İ MUHTELİFE: Türlü illetler ve sebepler, çeşitli hastalıklar.
İNFAK-I MUHTACÎN: Muhtaçları, yoksulları besleme.
LAFZ-I MUHTEMEL: Huk: İki veya daha ziyade mânâya hamli mümkün bulunan sözdür ki, hangi mânânın kast olunduğu mücerred rey ile değil; deliller ve karineler ile tayin olunur.
LÂYUHTÎ: Hatâsız, hatâ işlemez. Yanılmaz.
MUHTAC: İhtiyacı olan. Akşam evinde yiyeceğini bulamayacak derecede fakir olan. Bir şey kendine lâzım olan kimse. Bir eksiğini tamamlamak isteyen. Fakir.
MUHTAC-I TA'RİF: Tarif edip anlatmağa muhtaç.
MUHTACÎN: (Muhtac. C.) Muhtaç kimseler. İhtiyaç sâhibleri. Fakirler, yoksullar.
MUHTACİYET: İhtiyaç sahibi olmak. Muhtaçlık, fakirlik, sefalet, yoksulluk.
MUHTAL: (Hile. den) Hilekâr, dalavereci, hileci.
MUHTAL: Mütekebbir. Kibirli.
MUHTALE: Hileci ve dalavereci kadın.
MUHTAN: Kendisine hıyanet edilen kimse. * Hâin. Hıyanet eden.
MUHTAR: İhtiyar eden. Seçilmiş olan. * Hareketinde serbest olan. İstediğini yapmakta serbest olan. Hür. * Köyde veya şehrin mahallesinde seçimle o semtin idâre ve hükümet işlerini üzerine alan kimse. * Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (A.S.M.) bir ism-i şerifi.
MUHTARİYET: Muhtarlık. Kendi kendine hareket edebilme. İhtiyar ve iradesi kendi elinde olma.
MUHTASAR: Az. Kısa. Uzun olmayan. * Tekellüfsüz. * İhtisar edilmiş. Kısaltılmış.
MUHTASARAN: Kısa olarak. Muhtasar olarak. Kısaltılmış tarzda.
MUHTASID: (Hasad. dan) Ekinci, çiftçi. İhtisâd eden, ekin biçen.
MUHTASIM: Düşmanlık yapan. Adavet eden. Husumet eden.
MUHTASIRA: Kısaltma. Hülâsa.
MUHTASS: (C: Muhtassin) (Husus. dan) Bir şeye veya bir kimseye ait olan.
MUHTASSAN: Ençok, bilhassa. Daha ziyâde.
MUHTASSÎN: (Muhtass. C.) (Husus. dan) Bir şeye mahsus olanlar, bir kimseye ait olan şeyler.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
UHTEYN : İki kızkardeş.
UHAH : Susuzluk. * Galiz, kaba, yoğun.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...