Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| UKAB: | Duman, toz. |
| UKAB: | (C.: Ukbân-Ekub) Tavşancıl kuşu. |
| UKABEYN: | İşkence veya asmak için dikilen iki tane dar ağacı. Kovayı muhafaza etmek için kuyu içinde olan yumru taş. Kuyu duvarı arasına koyulan saksı parçası. Havuz içinde akan suyun yolu. Büyük ilim. |
| İçerisinde 'UKAB' geçenler | |
| BİLMUKABELE: | Karşılıklı. Karşılık olarak. Mukabil olarak. |
| MUKABBEB: | (Kubbe. den) Kubbeli. |
| MUKABBEL: | (Kabl. dan) Öpülmüş, takbil edilmiş. |
| MUKABBIZ: | (Kabz. dan) Sıkan, daraltan. |
| MUKABBİL: | (C.: Mukabbilîn) Öpen, takbil eden. |
| MUKABBİLÎN: | (Mukabbil. C.) Öpenler, takbil edenler. |
| MUKABEDE: | şiddet ve zahmet vermek. |
| MUKABELE: | Karşılık, karşılamak. * Mücadele. * Karşılaştırmak. Karşılıklı yapılan iş, karşılıklı yapılan okuma. * Camide Kur'ân-ı Kerimi okuyup halka dinletmek.* Yüz yüze olmak. * Düşmanın şerrinden kurtulmak ve onun şiddetini kaldırmak için onu yıldıracak tedbirde bulunmak. |
| MUKABELE-İ BİLHURUF: | Söz ile konuşmak ve hakikatı müdafaa etmek suretiyle karşı çıkıp mukabele etmek. (Bak: Muaraza-i bilhuruf) |
| MUKABELE-İ BİLMİSİL: | Karşılaştığı aynı muameleyi sahibine iade etmek, o kimseye aynı muameleyi yapmak. Mukabil hareketi karşısındakine icra etmek. |
| MUKABELE-İ BİSSÜYUF: | Silâha, kılınca sarılmak suretiyle karşı koymak. |
| MUKÂBELE: | Hapsetmek. * Sonraya bırakmak, tehir etmek. * Meşveret etmek, danışmak. * Bir kimsenin evi yanında bir ev satıldığında; "başka kimse satın alsın, ben ondan şüf'a yolu ile alayım" diye şirâsına muhtaç iken tehir etmek. |
| MUKABİL: | Karşılık olan. Karşı taraf. İvaz, bedel, karşılığı. |
| RUKABA': | (Rakib. C.) Bekçiler. |
| SUKAB: | (Sukbe. C.) Delikler. |
| UKABEYN: | İşkence veya asmak için dikilen iki tane dar ağacı. * Kovayı muhafaza etmek için kuyu içinde olan yumru taş. * Kuyu duvarı arasına koyulan saksı parçası. * Havuz içinde akan suyun yolu. * Büyük ilim. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| UKABEYN : | İşkence veya asmak için dikilen iki tane dar ağacı. * Kovayı muhafaza etmek için kuyu içinde olan yumru taş. * Kuyu duvarı arasına koyulan saksı parçası. * Havuz içinde akan suyun yolu. * Büyük ilim. |