Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| UKUL: | (Akıl. C.) Akıllar. |
| UKUL-U AŞERE: | (Bak: Akl-ı evvel) |
| İçerisinde 'UKUL' geçenler | |
| EHL-İ UKUL: | Akıllılar, akıl sâhibleri. |
| HUKUKULLAH: | Fık: İbadetler ve İlâhî cezalar, ukubetlerle alâkalı haklar. * Hukukullah umuma taalluk edip, yalnız bir şahsa âid olmayan ahkâm demektir. Bunlar hukuk-u umumiyeden ibarettir. Cenab-ı Hakk'a izafesi, tazim ve ehemmiyetine işaret içindir (T.H.L.)(Nasıl "Hukuk-u Şahsiye" ve bir nevi "Hukukullah" sayılan "Hukuk-u Umumiye" namiyle iki nevi hukuk var. Öyle de: Mesail-i şer'iyede bir kısım mesâil, eşhasa taalluk eder; bir kısım, umuma, umumiyet itibariyle taalluk eder ki; onlara "Şeâir-i İslâmiye" tabir edilir. Bu şeâirin umuma taalluku cihetiyle umum onda, hissedardır. Umumun rızası olmazsa; onlara ilişmek, umumun hukukuna tecavüzdür. O şeâirin en cüz'isi (sünnet kabilinden bir mes'elesi) en büyük bir mes'ele hükmünde nazar-ı ehemmiyettedir. Doğrudan doğruya umum âlem-i İslâma taalluk ettiği gibi, Asr-ı Saâdetten şimdiye kadar bütün eâzım-ı İslâm'ın bağlandığı o nurani zincirleri koparmağa, tahrib ve tahrif etmeye çalışanlar ve yardım edenler, düşünsünler ki, ne kadar dehşetli bir hatâya düşüyorlar. Ve zerre miktar şuurları varsa, titresinler!... M.) |
| MUHAYYİR-ÜL UKUL: | Akıllara hayret veren. Akılları şaşırtan, akılları durduran. |
| NUKUL: | Nakiller, rivâyetler. Başkasından anlatılanlar. Hikâyeler. |
| UKUL-U AŞERE: | (Bak: Akl-ı evvel) |
| VELEH-RESAN-I UKUL: | Akılları hayrette bırakan. |
| ZEVİ-L UKUL: | Akıl sahipleri. Aklı olanlar. * Tas: Halkı zâhiren, Hakkı bâtınen görenler. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| UKUL-U AŞERE : | (Bak: Akl-ı evvel) |
| UKUB : | Her nesnenin sonu. |
| UKAB : | Duman, toz. |