Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ULÜ-L EBSAR: | Basiret sâhibleri. |
| İçerisinde 'ULÜ-L EBSAR' geçenler | |
| İçerisinde 'ULÜ-L EBSAR' geçen ifade bulamadık | |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ULÜ-L ELBAB : | Akıl sâhibleri. Düşünebilenler. Akl-ı selim sahibleri. |
| ULÜ-L AZM : | Kat'i azim sahibi, ciddiyet, sabır, sebat sahibi büyük zâtlar, hususan peygamberler (Aleyhimüsselâm). Başta Hz. Muhammed (A.S.M.), İsa, Musa, İbrahim, Nuh (A.S.).(Kur'an-ı Hakîm ehl-i şuura imamdır. Cin ve inse mürşiddir. Ehl-i kemale rehberdir. Ehl-i hakikata muallimdir. Öyle ise, beşerin muhaveratı ve üslubu tarzında olmak zaruri ve kat'idir. Çünkü, cin ve ins münacâtını ondan alıyor. Duâsını ondan öğreniyor. Mesailini onun lisaniyle zikrediyor. Edeb-i muaşeretini ondan taallüm ediyor ve hakeza. Herkes onu merci' yapıyor. Öyle ise eğer Hz. Musa'nın (A.S.) Tur-i Sina'da işittiği kelâmullah tarzında olsa idi; beşer bunu dinlemekte ve işitmekte tahammül edemezdi ve merci' edemezdi. Hz. Musa (A.S.) gibi bir ulü-l azm ancak birkaç kelâmı işitmeğe tahammül etmiştir. S.) |
| ULÜ : | Sahipler. Bir şeyin ehli olanlar. |
| ULA : | Birinci, ilk, evvel. * Eskiden vezirlikten sonra gelen sivil rütbe. |