Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
ULEMA: (Âlim. C.) Âlimler. Osmanlı devrinde yüksek ilim ve fıkıh âlimleri. İlmiye mensubları.
ULEMA-İ ÂMİLÎN: İlmine ve bilgisine göre amel eden, ilmini tatbik eden âlimler.
ULEMA-İ BÂTIN: Şeriatın, zâhir ve hükümlerinden daha çok, mânâ ve esrarını bilen âlimler.(Ulema-i zâhir ve bâtının Tâbiîn zamanında en büyük reisi ve İmam-ı Ali'nin mühim ve sadık bir şakirdi olan Hasan-ı Basri... M.)
ULEMA-İ İLM-İ HURUF: Kur'anın bir harfinden, bir sahife kadar esrar bulduklarını söyleyen ve dâvalarını, o fennin ehline isbat edenler.
ULEMA-İ RÂSİHÎN: Hak ve hakikat ilminde meleke kazanmış âlimler.
ULEMA-İ RÜSUM: Resmî, merasim âlimleri. Kendileri resmen âlim bilinen fakat hakiki âlim olmayan kimseler. (Zâhirî ulema da denir.)
ULEMA-İ ZÂHİR: Kur'an-ı Kerimin zâhir mânâsına göre hakikatları değerlendiren âlimler. Şeriatın mâna ve esrarından daha çok, zâhirini ve hükümlerini bilen âlimler.
ULEMA-ÜS SÛ': Kötü âlimler. Dünya için âhiretini unutan âlimler. Dünyayı dine tercih eden âlimler. Menfaat için hakikatı örten âlimler.
İçerisinde 'ULEMA' geçenler
BEYN-EL ULEMÂ: Âlimler arasında.
CUMHUR-U ULEMÂ: Âlimler cemaatı. Âlimler sınıfı. (Bir fikre dâvet cumhur-u ulemânın kabulüne vâbestedir, yoksa dâvet bid'attır, reddedilir. Mek.)
EKÂBİR-İ ULEMÂ: En büyük âlimler, en büyük İslâm âlimleri. Âlimlerin en ileri derecede olanları.
FUHUL-İ ULEMA: İlim ve faziletçe emsallerinden üstün olan âlimler.
MÜTEBBAHHİRÎN-İ ULEMA: Çok büyük, geniş ilim sahibi olan âlimler, allâmeler.
NEKABET-İ ULEMÂ: Âlimlerin başı olma.
SERDAR-I ULEMA: Zamanın en bilgili ve en yaşlı âlimi.
ULEMA-İ ÂMİLÎN: İlmine ve bilgisine göre amel eden, ilmini tatbik eden âlimler.
ULEMA-İ BÂTIN: Şeriatın, zâhir ve hükümlerinden daha çok, mânâ ve esrarını bilen âlimler.(Ulema-i zâhir ve bâtının Tâbiîn zamanında en büyük reisi ve İmam-ı Ali'nin mühim ve sadık bir şakirdi olan Hasan-ı Basri... M.)
ULEMA-İ İLM-İ HURUF: Kur'anın bir harfinden, bir sahife kadar esrar bulduklarını söyleyen ve dâvalarını, o fennin ehline isbat edenler.
ULEMA-İ RÂSİHÎN: Hak ve hakikat ilminde meleke kazanmış âlimler.
ULEMA-İ RÜSUM: Resmî, merasim âlimleri. Kendileri resmen âlim bilinen fakat hakiki âlim olmayan kimseler. (Zâhirî ulema da denir.)
ULEMA-İ ZÂHİR: Kur'an-ı Kerimin zâhir mânâsına göre hakikatları değerlendiren âlimler. Şeriatın mâna ve esrarından daha çok, zâhirini ve hükümlerini bilen âlimler.
ULEMA-ÜS SÛ': Kötü âlimler. Dünya için âhiretini unutan âlimler. Dünyayı dine tercih eden âlimler. Menfaat için hakikatı örten âlimler.
ZULEMAT: (Zulmet. C.) Zulmetler, karanlıklar.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
ULEMA-İ ÂMİLÎN : İlmine ve bilgisine göre amel eden, ilmini tatbik eden âlimler.
ULEB : (Ulbe. C.) Fıçılar. * Büyük kutular. * Sandıklar.
ULA : Birinci, ilk, evvel. * Eskiden vezirlikten sonra gelen sivil rütbe.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...