Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ULK: | şarap. |
| ULKA: | Kahvaltı. Az nesne. Küçük çocuklara yapılan elbise. |
| ULKUM: | (C.: Alâkım) Çok karanlık gece. Pek sağlam deve. |
| İçerisinde 'ULK' geçenler | |
| ABDULKADİR: | Allah'ın kulu. |
| ABDULKADİR-İ GEYLANÎ: | (Bak: Geylânî) |
| ABDULKAHİR-İ CÜRCANÎ: | (Bak: Cürcanî) |
| ATEŞ-HULK: | f. Sert tabiatlı, huysuz. |
| HASEN-ÜL HULK: | Huyu ve tabiatı güzel. |
| HULK: | Huy. Ahlâk. Tabiat. Yaratılıştan olan haslet. Seciyye. Cibilliyet. * İnsanın doğuştan veya sonradan kazandığı ruhî ve zihnî hâller. |
| HULKAN: | Huy ve tabiatça. Ahlâk cihetiyle. |
| HULKÎ: | Huy ile, hulk ile alâkalı ve hulka müteallik. |
| HULKUM: | İnsan veya hayvan boğazı. Ağızdan mideye giden yol. |
| HÜSN-Ü HULK: | (Hüsn-i hulk) Ahlâk güzelliği. Güzel ahlâk. |
| KECHULK: | Kötü huylu kimse. Huyu kötü olan kişi. |
| KULKALAN: | Bir nevi ot. |
| KULKUL: | Şen, çevik, atik. * Bir şeyin deprenmesiyle çıkan ses. * Büyük, derin deniz. * Hızlı giden at. |
| KULKULANİ: | Üveyik kuşuna benzer bir kuş. |
| NÂZİK-HULK: | Yaradılışı ve tabiatı nâzik olan. |
| SU-İ HULK: | Kötü ahlâk. Dine, ahlâka yakışmayan fena ahlâklılık. |
| TULK: | Mutlak. Bağlı ve kayıtlı olmayan. |
| ULKA: | Kahvaltı. * Az nesne. * Küçük çocuklara yapılan elbise. |
| ULKUM: | (C.: Alâkım) Çok karanlık gece. * Pek sağlam deve. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ULKA : | Kahvaltı. * Az nesne. * Küçük çocuklara yapılan elbise. |
| ULA : | Birinci, ilk, evvel. * Eskiden vezirlikten sonra gelen sivil rütbe. |