Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| ULYA: | (Müe.) Pek büyük, pek yüce, daha yüksek. Çok yüksek olan. |
| İçerisinde 'ULYA' geçenler | |
| GULYABANİ: | İnsanı felâkete attığına itikad edilen vahşi bir mahluk ismi. |
| HULYA: | f. Kuruntu. Hayal. Vehim. Olmıyan bir şeyi düşünerek yaşamak. Akıldan geçen ve matmah-ı nazar olan husus. |
| HULYA-Yİ HAZİN: | Hazin hülya. |
| KÂ'BET-ÜL ULYÂ: | şerefi ve kudsiyyeti pek yüksek Kâbe. |
| KUBBE-İ ULYÂ: | Sema, gökyüzü. |
| MADDE-İ ULYÂ: | Kıymetli cevher maddesi, yüksek madde. Çok kıymetli şey. |
| MA'DELE-İ ULYÂ: | Büyük adalet yeri, yüksek adaletle herkesin muhakemesi görülen yer. Huzur-u İlâhiyedeki adâlet. |
| MAL-İ HULYA: | f. Vesvese, kara sevdâ, kuruntu, boş hayaller. |
| MALİHULYA: | (Bak: Mâl-i hulya) |
| NEŞ'E-İ ULYÂ: | Ahiretteki yüksek dereceli hayat, âhiret hayatı. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| ULA : | Birinci, ilk, evvel. * Eskiden vezirlikten sonra gelen sivil rütbe. |