Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
UMUM: Umumi olmak. Hep, bütün, cümle, herkes.
UMUMEN: Bütün, hep.
UMUMET: Amcalık. Amca akrabalığı.
UMUMÎ: Herkesle alâkalı, herkese dâir.
UMUMİYET: Bir şeyin herkese âit olması. Umumilik.
UMUMİYETLE: Umumi olarak. Genel olarak.
İçerisinde 'UMUM' geçenler
ÂDÂB-I UMUMİYE: Umumi ahlâk kaideleri.
ALE-L-UMUM: Herkese âit. Herkes hakkında.
BİL-UMUM: Bütün, tamamı, hep.
EFKÂR-I UMUMİYE: (Bak: Efkâr-ı âmme)
ESHAM-I UMUMİYE: Tanzimat devrinde devletin, halka borç karşılığı olarak verdiği hisse bedelleri.
GUMUM: (Gamm. C.) Tasalar, kederler, dertler, kaygılar, hüzünler.
HADER-İ UMUMÎ: Bütün vücudu kaplayan uyuşukluk.
HARB-İ UMUMÎ: Genel harp, umumî savaş. 1914 senesinde başlayan Birinci Cihan Harbi.
HEY'ET-İ UMUMİYE: Umumi hey'et. Bir şeyin teferruatları nazara alınmadan olan umumi durumu.
HUKUK-U UMUMİYYE: Cemiyetin bütün fertlerine şâmil olan haklar. (Mülkiyet hakkı, iştirak hakkı vs. gibi.)
HUTEBÂ-İ UMUMÎ: f. Herkese hitâbeden, umuma ders verenler.
İTTİHAD-I UMUMÎ: Umumi ittihad. Bütün insanların birleşmesi.
KUVÂ-YI UMUMİYE: Umumi kuvvetler.
KÜTÜBHANE-İ UMUMİYE: Umumi kütübhâne.
MAARİF-İ UMUMİYE NEZARETİ: Maarif vekâleti. Milli Eğitim Bakanlığı.
MASARİF-İ UMUMİYE: Umumi masraflar.
MENAFİ-İ UMUMİYE: Umumi menfaatler, umumi faydalar.
MÜDDEİ-Yİ UMUMÎ: Milletin umum haklarını korumak üzere muhakemede hazır bulunan vazifeli, hukuk tahsilini bitirmiş hükümet memuru. Adliye bakanlığına bağlı, icra kuvvetini birlik halinde temsil eylemek üzere teşekkül eden, adlî idare makamında bulunan şahıs. Savcı.
NEFEAN Lİ-L-UMUM: Herkes için faydalı oluş.
RAĞBET-İ UMUMİYE: Umum tarafından rağbet edilip beğenilme. Herkes tarafından istenme.
TARİH-İ UMUMÎ: Umumî tarih.
TUMUM: Su baskını. * Saçını kırkıp tıraş etmek.
UMUMEN: Bütün, hep.
UMUMET: Amcalık. Amca akrabalığı.
UMUMÎ: Herkesle alâkalı, herkese dâir.
UMUMİYET: Bir şeyin herkese âit olması. Umumilik.
UMUMİYETLE: Umumi olarak. Genel olarak.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
UMUMEN : Bütün, hep.
UMUD : (Amud. C.) Direkler. Sütunlar. * Mc: Seyyidler. Askerî elçiler.
UMALE : Bir işçinin, işi karşılığında aldığı ücret.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...