| Kelime | Anlam |
|---|
| UMUR: | (Emir. C.) Emirler. İşler. Hususlar. Maddeler.(Mühim ve büyük bir umur-u hayriyenin çok muzır mânileri olur. Şeytanlar o hizmetin hâdimleriyle çok uğraşır. Bu mânilere ve bu şeytanlara karşı, ihlâs kuvvetine dayanmak gerektir. L.) |
| UMUR-U ASKERİYE: | Askerlik işleri. |
| UMUR-U DÜNYEVİYYE: | Dünya işleri. Dünyaya ait işler. |
| UMUR-U GAYBİYE: | Gaybi olan ve hissiyâtımızla bilinmeyen işler. Geçmiş zamana yahut geleceğe dâir olan ve hazırda mevcut olmayan işler. |
| UMUR-U HASİSE: | Çirkin ve kötü işler. |
| UMUR-U İZÂFİYE: | Birbirisiz olmayan ve birbirine nisbet ve mukayese ile anlaşılan vasıflar. (Meselâ: Karanlık olmasa, aydınlığın bilinmemesi gibi) |
| UMUR-U MÜTENASİBE: | Aralarında uygunluk ve münasebet bulunan şeyler. |
| UMUR-U MÜTEZADDE: | Aralarında uygunluk olmayan birbirine zıt şeyler. |
| UMURAŞNA: | (Umur-âşnâ) f. İşten anlar, işbilir. |
| UMURAT: | (Umre. C.) Umreler. Hac mevsiminin haricinde Kâbe'yi ve Mekke-i Mükerreme'nin mübarek yerlerini ziyaret etmeler. |
| UMURDİDE: | (C.: Umurdidegân) f. İş görmüş, işten anlar ve tecrübeli kimse. |
| İçerisinde 'UMUR' geçenler |
|---|
| ÂDİYÂT-I UMÛR: | Günlük işler, her zamanki değersiz işler. |
| AKDEM-İ UMUR: | İşlerin en mühimmi. |
| AVAKIB-I UMUR: | İşlerin neticesi. |
| BÂTIN-I UMÛR: | İşlerin, hâdiselerin ve eşyanın içyüzü ve mahiyeti. Yani: Beş duygu ile bilinemiyen melekûtiyet ve kanuniyet cihetleri. |
| DAKAİK-İ UMUR: | f. Üzerinde gayet dikkatle durulması lâzım gelen işlerin ince ve mühim noktaları. |
| DUMUR: | Bir uzvun maddi veya mânevi kabiliyetinin körelmesi. Gıdasızlıktan dolayı bir uzvun kuruyup kalması. Helâk. Körelmek. * Bir yere izinsiz gitmek. |
| DUMUR: | Büyüyüp gelişememek. Zayıflıktan, hayvanların karnının içeri çökmesi. |
| EDAKK-I UMUR: | İşlerin en mühimmi. |
| ES'AB-I UMUR: | İşlerin en zor olanı. |
| ESHEL-İ UMUR: | İşlerin en kolayı. |
| EVLİYA-İ UMUR: | İş başında bulunanlar, işleri idâreye vazifeli olanlar.(Ey evliya-i umur! Tevfik isterseniz, kavânin-i Âdetullaha tevfik-i hareket ediniz. Yoksa tevfiksizlik ile cevab-ı red alacaksınız. Zira, mâruf umum Enbiyanın memâlik-i İslâmiye ve Osmaniyeden zuhuru, Kader-i İlâhinin bir işaret ve remzidir ki; bu memleket insanlarının makine-i tekemmülâtının buharı diyanettir. Ve bu Asya ve Afrika tarlasının ve Rumeli bostanının çiçekleri, ziya-yı İslâmiyet ile neşv ü nema bulacaktır. H.) |
| EZİMME-İ UMUR: | İşlerin idâresi. |
| HAFAYA-YI UMÛR: | İşlerin gizli tarafı. |
| HAFİYYAT-I UMÛR: | İşlerin saklı tarafları, gizli kısımları. |
| HAYR-UL UMUR: | İşlerin en hayırlısı. |
| İDARE-İ UMÛR: | İşlerin görülmesi. |
| İHTİLAL-İ UMÛR: | İşlerin karışıklığı, işlerin bozukluğu. |
| TESVİYE-İ UMÛR: | İşlerin görülüp neticelendirilmesi. |
| TUMUR: | Aşağı sıçramak. * Doldurmak. * Seyahat edip gitmek. * Defnetmek, gömmek. |
| UMUR-U ASKERİYE: | Askerlik işleri. |
| UMUR-U DÜNYEVİYYE: | Dünya işleri. Dünyaya ait işler. |
| UMUR-U GAYBİYE: | Gaybi olan ve hissiyâtımızla bilinmeyen işler. Geçmiş zamana yahut geleceğe dâir olan ve hazırda mevcut olmayan işler. |
| UMUR-U HASİSE: | Çirkin ve kötü işler. |
| UMUR-U İZÂFİYE: | Birbirisiz olmayan ve birbirine nisbet ve mukayese ile anlaşılan vasıflar. (Meselâ: Karanlık olmasa, aydınlığın bilinmemesi gibi) |
| UMUR-U MÜTENASİBE: | Aralarında uygunluk ve münasebet bulunan şeyler. |
| UMUR-U MÜTEZADDE: | Aralarında uygunluk olmayan birbirine zıt şeyler. |
| UMURAŞNA: | (Umur-âşnâ) f. İşten anlar, işbilir. |
| UMURAT: | (Umre. C.) Umreler. Hac mevsiminin haricinde Kâbe'yi ve Mekke-i Mükerreme'nin mübarek yerlerini ziyaret etmeler. |
| UMURDİDE: | (C.: Umurdidegân) f. İş görmüş, işten anlar ve tecrübeli kimse. |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar |
|---|
| UMUR-U ASKERİYE : | Askerlik işleri. |
| UMUD : | (Amud. C.) Direkler. Sütunlar. * Mc: Seyyidler. Askerî elçiler. |
| UMALE : | Bir işçinin, işi karşılığında aldığı ücret. |