Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı

ABCÇDEFGHIİJKLMNOÖPRSŞTUÜVYZ

KelimeAnlam
UMUR: (Emir. C.) Emirler. İşler. Hususlar. Maddeler.(Mühim ve büyük bir umur-u hayriyenin çok muzır mânileri olur. Şeytanlar o hizmetin hâdimleriyle çok uğraşır. Bu mânilere ve bu şeytanlara karşı, ihlâs kuvvetine dayanmak gerektir. L.)
UMUR-U ASKERİYE: Askerlik işleri.
UMUR-U DÜNYEVİYYE: Dünya işleri. Dünyaya ait işler.
UMUR-U GAYBİYE: Gaybi olan ve hissiyâtımızla bilinmeyen işler. Geçmiş zamana yahut geleceğe dâir olan ve hazırda mevcut olmayan işler.
UMUR-U HASİSE: Çirkin ve kötü işler.
UMUR-U İZÂFİYE: Birbirisiz olmayan ve birbirine nisbet ve mukayese ile anlaşılan vasıflar. (Meselâ: Karanlık olmasa, aydınlığın bilinmemesi gibi)
UMUR-U MÜTENASİBE: Aralarında uygunluk ve münasebet bulunan şeyler.
UMUR-U MÜTEZADDE: Aralarında uygunluk olmayan birbirine zıt şeyler.
UMURAŞNA: (Umur-âşnâ) f. İşten anlar, işbilir.
UMURAT: (Umre. C.) Umreler. Hac mevsiminin haricinde Kâbe'yi ve Mekke-i Mükerreme'nin mübarek yerlerini ziyaret etmeler.
UMURDİDE: (C.: Umurdidegân) f. İş görmüş, işten anlar ve tecrübeli kimse.
İçerisinde 'UMUR' geçenler
ÂDİYÂT-I UMÛR: Günlük işler, her zamanki değersiz işler.
AKDEM-İ UMUR: İşlerin en mühimmi.
AVAKIB-I UMUR: İşlerin neticesi.
BÂTIN-I UMÛR: İşlerin, hâdiselerin ve eşyanın içyüzü ve mahiyeti. Yani: Beş duygu ile bilinemiyen melekûtiyet ve kanuniyet cihetleri.
DAKAİK-İ UMUR: f. Üzerinde gayet dikkatle durulması lâzım gelen işlerin ince ve mühim noktaları.
DUMUR: Bir uzvun maddi veya mânevi kabiliyetinin körelmesi. Gıdasızlıktan dolayı bir uzvun kuruyup kalması. Helâk. Körelmek. * Bir yere izinsiz gitmek.
DUMUR: Büyüyüp gelişememek. Zayıflıktan, hayvanların karnının içeri çökmesi.
EDAKK-I UMUR: İşlerin en mühimmi.
ES'AB-I UMUR: İşlerin en zor olanı.
ESHEL-İ UMUR: İşlerin en kolayı.
EVLİYA-İ UMUR: İş başında bulunanlar, işleri idâreye vazifeli olanlar.(Ey evliya-i umur! Tevfik isterseniz, kavânin-i Âdetullaha tevfik-i hareket ediniz. Yoksa tevfiksizlik ile cevab-ı red alacaksınız. Zira, mâruf umum Enbiyanın memâlik-i İslâmiye ve Osmaniyeden zuhuru, Kader-i İlâhinin bir işaret ve remzidir ki; bu memleket insanlarının makine-i tekemmülâtının buharı diyanettir. Ve bu Asya ve Afrika tarlasının ve Rumeli bostanının çiçekleri, ziya-yı İslâmiyet ile neşv ü nema bulacaktır. H.)
EZİMME-İ UMUR: İşlerin idâresi.
HAFAYA-YI UMÛR: İşlerin gizli tarafı.
HAFİYYAT-I UMÛR: İşlerin saklı tarafları, gizli kısımları.
HAYR-UL UMUR: İşlerin en hayırlısı.
İDARE-İ UMÛR: İşlerin görülmesi.
İHTİLAL-İ UMÛR: İşlerin karışıklığı, işlerin bozukluğu.
TESVİYE-İ UMÛR: İşlerin görülüp neticelendirilmesi.
TUMUR: Aşağı sıçramak. * Doldurmak. * Seyahat edip gitmek. * Defnetmek, gömmek.
UMUR-U ASKERİYE: Askerlik işleri.
UMUR-U DÜNYEVİYYE: Dünya işleri. Dünyaya ait işler.
UMUR-U GAYBİYE: Gaybi olan ve hissiyâtımızla bilinmeyen işler. Geçmiş zamana yahut geleceğe dâir olan ve hazırda mevcut olmayan işler.
UMUR-U HASİSE: Çirkin ve kötü işler.
UMUR-U İZÂFİYE: Birbirisiz olmayan ve birbirine nisbet ve mukayese ile anlaşılan vasıflar. (Meselâ: Karanlık olmasa, aydınlığın bilinmemesi gibi)
UMUR-U MÜTENASİBE: Aralarında uygunluk ve münasebet bulunan şeyler.
UMUR-U MÜTEZADDE: Aralarında uygunluk olmayan birbirine zıt şeyler.
UMURAŞNA: (Umur-âşnâ) f. İşten anlar, işbilir.
UMURAT: (Umre. C.) Umreler. Hac mevsiminin haricinde Kâbe'yi ve Mekke-i Mükerreme'nin mübarek yerlerini ziyaret etmeler.
UMURDİDE: (C.: Umurdidegân) f. İş görmüş, işten anlar ve tecrübeli kimse.
Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar
UMUR-U ASKERİYE : Askerlik işleri.
UMUD : (Amud. C.) Direkler. Sütunlar. * Mc: Seyyidler. Askerî elçiler.
UMALE : Bir işçinin, işi karşılığında aldığı ücret.
 » Lügat manası içerisinde geçen kısaltmanın anlamını öğrenmek için tıklayın...
Yükleniyor...