Osmanlıca ve Dini Terimler Lügatı
| A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z |
| Kelime | Anlam |
|---|---|
| URBA: | (Aslı dır.) İtl. Esvab, elbise. Arabçada: Ukde, köstek, büklüm, düğüm. Zekâvet. Mekir, hile. |
| URBAN: | Çöl arabaları. Aşiretler. |
| İçerisinde 'URBA' geçenler | |
| CÂR-I ZİL KURBÂ: | Yakın komşu. |
| KURBAN: | Allah'ın rızasını kazanmağa sebep olan şey. * Etleri, fakirlere parasız olarak dağıtılmak niyetiyle farz, vâcib veya sünnet olarak kesilen koyun, keçi, deve, sığır.. gibi hayvan. * Bir maksad uğrunda feda olma. * Beylerin ve meliklerin yakınlarından olan kimse. |
| NURBAHŞ: | f. Işık saçan, aydınlatan, parlatan. |
| SÜTURBÂN: | f. Hayvana bakan. Seyis. |
| URBAN: | Çöl arabaları. * Aşiretler. |
| ZURBA: | f. Zorba. Bir işi zorla yaptıran. * Kuvvetli, güçlü. |
| ZURBAYÂNE: | f. Zorbalıkla, zorbacasına. |
| ZURBAZ: | (Bak: Zorbaz) |
| Ekleri ayıklanarak bulunan sonuçlar | |
| URBAN : | Çöl arabaları. * Aşiretler. |
| URB : | Şiddetli akıcı çay. * Ferah, sevinç, neşat. |
| UR : | Önünde hendek olan istihkâm. Yüksek ve müstahkem yer, toprak tabya. Burç. |